İslam kadınların okumasına karşı mıdır?

10 yıl önce
Resim bulunamadı

Bu konuya temel teşkil edecek “Kur’an ve bilim” ve “İslam’da kadın hakları” adlı yazılarımızı da öncelikli olarak tavsiye ederiz.

En başta belirtelim ki, “Kadınlara cuma namazı, cenaze namazı ve bir de cihad hariç, erkeklere farz olanların hepsi farz kılınmıştır.” (Abdürrezzak, Musannef, 5/298)

Peygamberimizin kadınlara okuma yazmayı (İbn Hanbel, Müsned, 45/46/h.no: 27095; Ebu Davud, hadis no: 3887) ve ilmi (Fethu’l Bârî, 1/236;Mecmaü’z Zevâid, 1/161) tavsiye ettiği sahih rivayetleri değil de, mevzu/uydurma olduğunu İbn-i Cevzi, İbn-i Hıbban, Zehebi ve İbn-i Adıyy’in özellikle belirttiği ve hadis olarak kabul etmediği (Kitabu’l-Mevzuat, II/268, Zehebi, Telhis, II/396; Mizan, I/419, II/679; Kitâbu’l-Mecrûhîn, II/301); Beyhaki’nin de münker (Beyhaki Şuabu’l-İman, no: 2227) olduğunu ilan ettiği “Kadınlara okuma yazma öğretmeyin.” Uydurma söz üzerinden İslam’a saldırmaya çalışanlara sadece kitabî değil,  bizzat pratik hayattan, Müslüman hanımların okuma aşkı ile göze aldıkları zorluklar ve başarıları ile alakalı alıntı ve gazete haberleri ile cevap vereceğiz inşallah.

Dünyanın ilk üniversitesinin kurucusu da Müslüman bir hanımdır. Fatıma el Fihri, 859 yılında Fas’ta, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından da dünyadaki ilk üniversite kabul edilen Karaviyyin Üniversitesini kurmuştur. Oxford ve Harvard üniversitelerinden de eski olan bu üniversite sadece Müslümanlara değil, Yahudi ve Hıristiyanlara da eğitim veriyordu. (AA, 8 Mart 2018) Amerikan kız üniversitesinin açılış tarihi ise 1821.

“İlim yapmak her (kadın ve erkek) Müslümana farzdır.” (İbn Mace, Mukaddime, 1.378); emri ve “Bir çocuğun babası üzerindeki hakkı, çocuğa yazı öğretmek, ona güzel bir isim vermek ve zamanı geldiğinde de çocuğu evlendirmektir.” (Celâleddin es-Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, I/350; Abdurraûf el-Munâvî, Feydu’l-Kadîr,II/538) tavsiyesi gereği daha efendimiz döneminde yirmi kadar hukukçu hanım sahabi (İbn-i Hazm, Cevâmiu’s Sire, s. 223); doktor Zeynep (İsfehani, el-Egânî, XIII/114) gibileri yetişmişken “İslam hukuk ilmi ile ilgilenen Kadın alimler bulunduğu gibi profesör makamına ulaşanlara da Şeyha denmekte” (Dr. Sigrid Hunke, Avrupa’nın üzerine doğan İslam güneşi, s. 360) iken bu dinin kadına okuma yazmayı yasakladığını işddia etmek ne ilmi olmak ne de objektiflikle açıklanabilir.

“Her camide, her medresede, her mescidde erkeklerin olduğu her yerde, kadınlar da onlar kadar aktifti. Araştırmalarımda, daha derine indim, bir noktada durmak zorunda kaldım. Çünkü hep daha fazlası vardı! Sadece hadis alanında, 9 binden fazla hadis âlimi vardı. İslam’ın dörtte biri, sadece kadınların verdiği derslerin üzerine kuruludur. Eğer kadınların öğrettiklerini çıkarırsanız, İslam’ın dörtte biri yıkılır. Başka hiçbir dinde kadınlar, oluşum döneminde bu kadar önemli bir rol oynamamıştır. Büyük Hadis kitaplarının çoğu kadınlar tarafından yazılmıştır. İlim için seyahat eden birçok hanım alim vardır. Fatıma bin Sa’d el-Hayr’ın seyahat güzergahı aşağıdadır.”  (Dr Muhammed Ekrem Nadwi, Derin Tarih, Nisan 2018, Sayı, 73, s.79-83)

Efendimiz Hz Aişe ve Hafsa’nın eğitimleri ile özel ilgilenmiş, yetiştirmiş (Buhari, ilim, 36; Tirmizi, Menakıb, 62;Zerkeyî, el-İcabe, s. 103; Taberani, el Kebir, 23/182; Müstedrek, 4/11, Müsned, 6/67; Müstedrek, 4/14; Tabakat, 2/32–33; İbn-i Hacer, T. Tehzib, 12/457) ve bırakınız Müslüman bir hanımlar ile ilme teşvik edip önderlik etmesini, Müslümanlarla savaşırken esir alınan gayri Müslim bayanları bile efendimiz ilme teşvik ettirmiştir: Bir insanın cariyesi olur, ona güzel bir tahsil ve eğitim verir, sonra da onu azad ederse, Allah onu iki katıyla mükâfatlandırır.” (Buhari, Cihad, 145)

Zamanında yasak olan başörtüsü haberlerinin her biri aslında çok büyük itirafları içerinde barındırmaktadır: “Dicle Üniversitesi’nin mezuniyet törenine okul birincileri türban takarak katıldı.” (Sabah, 04.07.2004);Viyana’nın göbeğinde beş katlı bakımlı bir bina. 34 dairesinde Viyana üniversitelerinde eğitim gören tam 200 kız öğrenci kalıyor. Hepsi de imam hatip mezunu, türbanlı ve bu yüzden Türkiye’de üniversiteye gidememiş. (Hürriyet, 02.11.2003); Ukrayna’daki üniversitelere türbanlı öğrenci akını var. Tıp ve diş hekimliğini tercih eden öğrenciler, üniversitede mescit bile açtırdı. (Milliyet,27 Ağustos 2004); Üniversitelerde uygulanan başörtüsü yasağı ne Etiler İmamı’nın kızı Nagihan Haliloğlu’nu ne de Tıp Fakültesi’ni yarıda bırakmak zorunda kalıp yurt dışına çıkan Nurevşan Bastem’i yıldırmadı. Eğitimlerini Avrupa ülkelerinde tamamlayan bu iki genç, şimdi Almanya’da hem çalışıp hem de akademik kariyer yapıyor. (Yeni Şafak, 3.10.2005); ÖNDER’in 5 yıl önce Avusturya’ya gönderdiği Nur Akbıyık, Saadet Pekzorlu ve Seyhan Yılmaz aynı zamanda yüksek lisanslarını da tamamlayarak okullarını bitirdi. (Haber 7, 28.03. 06)

tesettur-egitim-okumaaski-1-3

 

                                                 islam-okuma-1

Katsayı, polis, medya, sosyal baskılara rağmen ‘OKU’ emri gereği bunca çileyi göze alıp başarılar elde eden bu hanımlara dinleri okuma diyecek ve buna na bazıları inanacak, öyle mi?! 

Fransız düşünürden peçe çıkışı! Fransız düşünür Marc Edouard Nabe katıldığı bir televizyon programında peçeyi savundu. Nabe karşısındaki diğer Fransız katılımcılara ‘Siz o kadınların nasıl düşündüğünü anlamıyorsunuz.  Onların kadınları sizin kadınlarınızdan daha onurlu’ dedi. (Haber 7, 10.06.2013)

İslam kadınların okumasına karşı mıdır? Konusuna Ait Etiketler

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık