Ateistlere Cevaplar, Müminun suresi 14. ayet

6 yıl önce
Resim bulunamadı

 

                                             ALAK  KELİMESİ VE MÜMİNUN SURESİ 14. AYET

Alak/alaka kelimesi,  Kan emen Sülük,  kan pıhtısı, Bir şeyin bir şeye tutunması/yapışması, Bir kimsenin biriyle alaka kurması, Bir şeyin bir şeye asılması, sevgi, Bir şeyin sevgisinin bir kalbe çelme takması anlamlarına gelir,   (bk. el-Cevheri(ö. 393), es-Sihah; İbn Faris(ö. 395), Mucemul-’Lüğa;  İbn Manzûr(ö.711), Lisanu’l-Arab; el-Firûzâbâdi(Ö.817),el-Kamusu’l-Muhit; ez-Zebidi(ö. 1205),Tacu’l-Arûs, “ALAK” maddesi) Alak/alaka kelimesinin en önemli etimolojik ve sözlük anlamı, yapışmak, asılmak, bağlanmak, takılmaktır.  “Alika el-saydu bil hibaleti” cümlesi, av, ağa takıldı, anlamına gelir. (bk. Sihah, Lisasnu’l-Arab, Tacu’l-Arus, “A-L-K” maddesi)

Modern tıbbın kabul ettiği gerçek şudur ki, rahimdeki embriyo alak/alaka konumuna geldiği zaman, rahmin duvarına asılır ve rahmin damarlarından -bir sülük gibi- kan emmeye başlar ve gıdasını alır. (İbn Aşur, Alak, 2)

 “Sonra onu, sağlam bir yerde nutfe (döllenmiş hücre: zigot) yaptık. Sonra o nutfeyi alaka yaptık. Peşinden alakayı bir şekilsiz etimsi bir parça haline  soktuk, bunu kemiklere çevirdik. Bu kemikleri etle kapladık.” (Müminûn, 13-14)

“ Henüz döllenmenin ikinci günü tek hücre olan zigot, art arda bölünmelerle 2, 4, 8, 16, 32… şeklinde çoğalır. Altıncı gün tüpteki yolculuğunu bitirip, dokuz ay kalacağı anne rahmine gelir ve bir tohumun toprağa ekilmesine benzer tarzda anne rahmine tutunur.”  (implantasyon) ( Dr. Arslan Mayda, Bir Hücreden İnsana, Sızıntı, Şubat, 2010)  “iki ayda iki santimetre olan ceninde nasıl damarlar oluşup kan dolaşımı meydana geliyorsa, öylece kıkırdak şeklinde kemikler de oluşmaya başlar ve yavaş yavaş Kurân’ın tabiriyle oluşan kemiklere et giydirilir, yani etle kemik birlikte gelişerek düzen ve ölçüsü doğrultusunda bütünleşir. Derken ilk oluşmasına nisbetle bambaşka bir yaratık meydana gelir.”  (Celal Yıldırım, İlmin Işığında Asrın Kuran Tefsiri, 8/4086 ) Bazı ateistler bu ayetin bilimsel gelişmelere aykırı olduğunu iddia ederler. Güya anne karnındaki bebek gelişiminde et kemikgelişimi sırası Kuran’da belirtildiği şekilde değildir iddiasındadırlar. Halbuki Kuran’da “ et sonra kemik sonra et” şeklinde sıra geçmez, yani ayette mudğafe ve izamen ( Etimsi ve kemik ) kelimeleri arasında “ Sümme” yani “ Sonra” anlamına gelen kelime kullanılmamış yani önce etimsi sonra kemik sıralaması yapılmaz, et ve kemik kelimeleri aralarında “Fe” yani “Bir şeyden hemen sonra yapılan diğer iş“ anlamına gelen bu bağlaç kullanılır ve et ile kemik kelimeleri arasındaki bu “fe” bağlacı ile; “Et ve kemik devamlı birbirine giydirilir.” Anlamı ortaya çıkar. Zaten önce et sonra kemik iddiası ayette yer almaz, arapça’da et, “lahmun” kelimesi ile ifade edilir. Bu kelime ayetin sonunda, kemikleri bürüyen et anlatılırken kullanılır, kemiklerin oluşmasında öncesi için ise mudğafe kelimesi kullanılmıştır, lahmun kelimesi değil!

Ayette geçen “şekilsiz etimsi bir parça”, bilimsel makalede kıkırdak olarak geçer:  “6. haftada kıkırdaklaşmanın devamı olarak ilk kemikleşme köprücük kemiğinde ortaya çıkar. 7. hafta sonunda uzun kemiklerde de kemikleşme başlamıştır. Kemikler oluşmaya devam ederken kas hücreleri kemiği çevreleyen dokudan seçilerek kas kitlesini meydana getirirler. Kas dokusu bu şekilde kemiğin etrafında ön ve arka kas gruplarına ayrışır.”  (Keith L. Moore, Developing Human, 6. baskı, 1998 )

Bazı tefsirlerde ve bazı meallerde bu kelimeyle ilgili yapılan “kan pıhtısı” gibi yorum ve değerlendirmeler, zamanın mevcut bilgisine paralel olarak yapılmıştır. Bu da gayet doğaldır, insanlar zamanın bilgi ve teknolojisine göre ilahi kitabı anlamaya çalışırlar ve zamanın bilginleri de bu doğal yaklaşım ile Kuran’ı anlamaya başlamışlardır. Zaten bilimin devamlı değişken özelliği olduğu için de Kuran’ın bazı ayetlerinin bilime aykırı olduğunu iddia edenlerinde aslında ayaklarının altındaki zeminin de çokta sağlam olmadığı ortadadır. Kuran bilimin ulaşacağı son noktada, insanlığın teknolojik gelişmesini kendisine ulaşmasını beklemektedir. ( Bilim değişmez mi adlı yazımızı da ayrıca tavsiye ederiz)

 

ateistlere-cevap-1-2-3

Ateistlere Cevaplar, Müminun suresi 14. ayet Konusuna Ait Etiketler

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık