<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İslamiCevaplar.Com...etiket</title>
	<atom:link href="https://islamicevaplar.com/tag/tip/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://islamicevaplar.com</link>
	<description>Ateist, Deist, Agnostik, Misyoner, Oryantalistlere Cevaplar</description>
	<lastBuildDate>Fri, 18 Oct 2024 14:44:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://islamicevaplar.com/wp-content/uploads/cropped-Islami-Cevaplar-logo-32x32.png</url>
	<title>İslamiCevaplar.Com...etiket</title>
	<link>https://islamicevaplar.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Oruç ve sağlık</title>
		<link>https://islamicevaplar.com/oruc-ve-saglik.html</link>
					<comments>https://islamicevaplar.com/oruc-ve-saglik.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eren Kutlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Jul 2012 20:53:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[fayda]]></category>
		<category><![CDATA[hikmet]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sıhhat]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamicevaplar.com/?p=2316</guid>

					<description><![CDATA[<p>-Pr. Dr. Alparslan Özyazıcı’nın ‘Din ve Bilimin Işığında Oruç ve Sağlık’ adlı kitabından özet- &#8221; Oruç tutun ki sıhhat bulasınız&#8221; (C. Sagir, 5060; K. Hafa, 1455, Münzirî, Terğib ve&#8217;t-terhib, 2/83) Her ibadet öncelikle Allah emrettiği için yapılmalıdır. Ama Yüce Rabbimizin her emrinin de mutlaka birçok hikmeti bulunmaktadır. Bu yazın, oruç ibadetinin hikmetleri üzerine olacaktır. Oruç tutmak [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://islamicevaplar.com/oruc-ve-saglik.html">Oruç ve sağlık</a> first appeared on <a href="https://islamicevaplar.com">Ateist, Deistlere Cevaplar</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">-Pr. Dr. Alparslan Özyazıcı’nın ‘Din ve Bilimin Işığında Oruç ve Sağlık’ adlı kitabından özet-</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">&#8221; Oruç tutun ki sıhhat bulasınız&#8221; (C. Sagir, 5060; K. Hafa, 1455, Münzirî, T<em>erğib ve&#8217;t-terhib, 2/83</em>)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Her ibadet öncelikle Allah emrettiği için yapılmalıdır. Ama Yüce Rabbimizin her emrinin de mutlaka birçok hikmeti bulunmaktadır. Bu yazın, oruç ibadetinin hikmetleri üzerine olacaktır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Oruç tutmak insanı sabra taşır, dolayısı ile sabırsızlığın ve tahammülsüzlüğün bir ilacı da oruçtur. Oruç tutan zengin bir kimse, açlığın ne demek olduğunu, fakir kimselerin zor hallerini daha iyi anlar. Onlara yardım elini daha geniş olarak açar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">İnsan kaç gün açlığa dayanabilir? Yediğimiz gıdaların bir kısmı bedenimizde yağ şeklinde depolanmaktadır. Bu maddeler açlık esnasında enerji kaynağı olarak kullanılmaktadır. Vücudunda depolanmış olan gıda maddelerinin yani karbonhidratların, yağların proteinlerin tamamının harcanması yani bir manada yanmasının neticesi toplam 150.000 kilo kalorilik bir enerji meydana çıkmaktadır. Günde en az 1.500-2.000 kaloriya ihtiyaç vardır. Bu durumda teorik olarak bir insan hiçbir şey yemeden haftada bir su içmek şartı ile yaklaşım 70-75 gün kadar yaşayabilir. Dewey adlı araştırıcı kendi şahsında 65 günlük açlık tatbikatı yaptı. (Pediatri, I/346, C. A. Pasternak, İnsan biyokimyasına giriş, s. 217; M. Yeğin ve arkadaşları: İslami oruç üzerinde biyokimyasal bir araştırma, Atatürk ün diş hek fak Yıllığı sayı: 4,135-136,1980- Geffory M.R, Le jeüne (Tedavi vasitası olarak oruç). Tercüme eden İbrahim canan, basılmamıştır, Erzurum,1978) İbni-i Haldun “çok yemek yemeye çalışan kimselerin kıtlığa maruz kaldıkları zaman, az az yemeye alışanlara nazaran daha çok zaiyat verdikleri bir gerçektir. Onları öldüren karşılaştıkları açlık değil, daha önce alışmış oldukları tokluktur.”(İ. Canan, Hz. Peygamberin sünnetinde terbiye,  s. 222) demektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Oruç tutmak tahammülü zor olan bir ibadet midir? Vücudu alışmış ise insan, ortalama 60-70 gün kadar açlığa, bir hafta kadar da susuzluğa tahammül edebiliyor. Diğer vakitler de bir bakıma, gece tutmuş olduğu orucu ramazan ayında gündüze alacak demektir. Kişinin tansiyonu ilk günlerde hafifçe düşebilir. Bunlar bünyenin oruca yani kısmi açlığa olan alışma yani adapte olma halleridir. Her yemek vücut için bir yorgunluğun başlangıcıdır. Mideyi adeta bir asit fabrikası ve bağırsakları da bir rafineri tarzında yaratan Cenab-ı Hak, 11 ay aralıksız çalışan bu fabrikalara yılın bir ayında, yani Ramazan ayında belirli bir vakit için istirahat vermiştir. Karaciğer 24 saat çalışmazsa şahıs ölür. Oruç halinde karaciğerin yükü azalacağı için insan vücudunun toksit yani zehirli maddelerden temizlenme imkanı artmış olmaktadır. Vücut, şahıs oruçlu iken maddi olarak da temizlenmiş olmaktadır. Oruç esnasında karaciğerin yükü azaldığı için ölü ve ölmekte olan hücrelerin tasfiye işi kolaylaşır ve hızlanır. Allah’ın emri olan orucun tutulması ile insan vücudu, eskiyen hücrelerin temizlenmesi, onların yerine yeni hücrelerin gelmesi ile adeta gençleşir. &#8220;Vücudun zekatı da oruçtur.&#8221; (ibn-i  Mace, Siyam, Hadis no: 1345) hadisini, zekatın lügat manasının  ‘temizlenme’ oldugunu gerçeği ile değerlendirince, orucun hikmet daha iyi anlaşmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Oruç bıçaksız bir ameliyattır. Günümüzde  batı memleketlerinde oruç ile tedavi uygulayan klinikler bulunmaktadır. Bazı hastalıklara  karşı oruç tutmayı tedavi edici bir ilaç gibi tatbik eden birçok batılı hekim vardır. Genel anestezi yapılacak olan ameliyatlarda, hasta ameliyattan altı saat önce ve ameliyattan altı saat sonraya kadar aç bırakılmaktadır. Anestezi için verilen zararlı maddeler, bu müddet esnasında vücuttan atılmaktadır. Yani aynı zamanda &#8220;Oruç bıçaksız bir ameliyattır&#8221; (M. R. Geffory,  Le Jeune (tedavi vasıtası olarak oruç, Tercüme eden: İbrahim Canan) basılmamış kitap, Erzurum, 1978)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Oruç esnasında oruçlunun kalbi de dinlenir. Oruçlu iken, bilhassa öğleden sonra kalp çok daha rahat atacak, zorlanmayacaktır. Kalp oruçlu şahıslarda bir günde ortalama 15.000 kadar daha az atacaktır. Daha çok dinlenen kalp, daha kuvvetli bir hale gelecektir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Şişmanlık, birçok hastalıkları peşin sıra getirir. Kalbe ağır bir yük biner, kalp ve damar hastalıkları, tansiyon yüksekliği, şeker hastalığı, belde ve dizlerde ağrılar, safra kesesi taşları gibi birçok problemler şişmanlarda görülmektedir. (New england  of  Medicine, 343: 1888, 2000) İbn-i Sina; “Bütün hastalıklar yenilen içilen şeylerden ileri gelir.&#8221; der. En önde gelen ölüm sebebi kalp ve damar hastalıklarıdır. Oruç, insanı fazla yemek yeme alışkanlıklarından alıkoyar. Oruçlu şahıs aç kaldığı için, kanda mevcut olan yağlar kullanılır. Damar sertliğine yani sebep olan yağ fazlalığı tehlikesini azaltmış olur. Oruç, damar sertliği onun arkasından gelen yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, damar tıkanmaları yani bazı böbrek hastalıkları için bir sağlık kazanma egzersizidir. (M. Yeğin ve arkadaşları, İslamı Oruç üzerinden biyokimyasal bir araştırma, Atatürk Ün. Diş Hekimliği Fak. Yıllığı 4,  135-65, 1980)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Oruçla insan zayıf ve aciz olduğunu anlar.  Her organına, kendisine özel oruç tutturmalıdır. Mesela dili yalandan, gözü haramdan korumak gibi. Ramazan  aylarında intiharların, intihar benzeri davranışlar azalır. (T. K. Daradkeh, Parasuicide deruing ramadan in Jordan, Acta Pyschiatrica scandinavica, 86(3), 253-4,1992, H. Sadeghipour, et al, the effect of ramadan on the number of suicidal intoxication. Iranian of Endocrinology  and Metabolism (IJEM). Abstract book the Congress on health and ramadan, October, 2001, p.31 )</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Hz Muhammed, “Oruçlu bir kimse yalan ve yalancılıkla iş yapmayı terk etmezse, yemeği içmeği bırakıp aç durmasın. Allah nezdinde hiçbir kıymeti yoktur.” buyurmuşlardır. (Buhari, Savm, 8; Müslim Siyam 163 (Riyaz-üs Salihin Tercümesi, II/502, Hadis No: 1245)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bizlerden uzun bir müddet  değil, senede bir ay, o da günün belli saatlerinde ve yine kendi menfaatimiz için oruç tutmamız istenmiştir. &#8220;Eğer bilirseniz oruç tutmak sizin için daha hayırlıdır.&#8221; (Bakara,184)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Oruçla alakalı yapılan birçok ilmi çalışma, kandaki yağın kolester seviyelerinin oruç tutmakla genellikle düştüğünü göstermiştir. (R. Roky ve arkadaşları, sağlık ve ramazan ile alakalı ikinci milletler arası kongre kitabı, 1997, s. 87) Oruçla Kalp ağrısı (angina) ve hipertansiyonun düştüğü de rapor edilmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Çocuklar, ay halindekiler, yolcular, hasta olanlar, emziren anneler isterlerse oruçlarını açarlar. Ama çocuk hariç, daha sonra kaza etmelidirler. Ay takvimi kullanıldıgı icin oruçlu 36 yılda bir bütün yılı devretmiş olur. Oruç tutulmasında güneş takvimi esas alınmış olsa idi, dünyanın bir yarım küresinde olanlar hep soğuk ve kısa günlerde oruç tutacak; diğer yarımküresinde olanlar ise, hep sıcak ve uzun günlerde oruç tutmuş olacaklardı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">İslami oruçta bir beslenme bozukluğu olmaz veya eksik bir kalori alınması söz konusu değildir. (Shahid Athar M.D: Dept. Of Medicine and Endocrinology, St. Vincent  Hospital. Indiana Universty, Indianapolis, Indiana U.S.A &#8211; http://www.al-muslim.org-ramadan-health.html)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Oruçtaki susuzluk, bedendeki bütün sıvıların, su kaybından dolayı daha yoğun, daha kesif olmasına yol açar. Orucun fizyolojik tesirleri arasında, kan şekerinin, kolesterolun düşmesi ve sistolik kan basıncının düşmesi de sayılabilir. Aslında Ramazan ayında tutulan oruç, insülin bağımlı olmayan şeker hastalığının, şişmanlığın ve yüksek tansiyonun stabil (sabit, kararlı) zararsız hale gelmesi için ideal bir sağlık tavsiyesi olabilir. 1944 yılında Fas’ın Kazablanka şehrinde “sağlık ve ramazan” başlıklı, Müslüman ve gayri Müslim dünyanın her tarafından gelen araştırmacılar 50 kadar araştırmayı sundular. Orucun herhangi bir hastayı veya genel tıbbi durumu daha kötü yaptığına dair bir neşriyatı tebliğ eden olmadı. (Sağlık ve ramazan, Birinci Milletler arası Kongre, Kazablanka, 1994)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Aldıkları manevi hazdan dolayı, bir huzur ve sükunet halleri vardır. “Oruçlu iken biri kendisine söver veya çatarsa, “ben oruçluyum” desin (Buhar, savm, 8)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Teravihlerde kılınan her rekat namazın sonunda 10 kalori ekstradan dışarı verilmiş olunur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bilhassa hassas bağırsak sendromu, kabızlığı olanlardan oruç tutanların önemli bir kısmının, Ramazan ayında şifa buldukları anlaşılmıştır. (Z. E. M. Afifi, Daily Practies, Study performance and health during the ramadan fast. J of Royal Society for health, 117(4): 231-5. 1997)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ramazanda gün geçtikce oruç tutanların acıkma hissine alıştıkları anlaşılmıştır. (Finch G M, et al, Appetite Changes under free- living conditions during Ramadan Fating. Apeetite,31 (2) 159-70,1998)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Şahıs Ramazan  ayında oruç tutarken, sahurda ve iftarda yediği gıdalara bağlı olarak, kilosunn aynen muhafaza edebilir, kilo verebilir veya kilo dahi alabilir. Bu da ramazanda oruçlu iken, iftarda ve sahurda alınan gıdaların, oruç tutan şahısların enerji ihtiyaçlarına fazlası ile yettiğini ispat etmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ramazan ayında alkoliklerin belli bir yüzdesi oruçta tutmaktadır. (%37) Araştırmacılar çalışmalarının neticesi olarak içkiyi terk etmekte inançların önemli rolü olduğunu belirtmektedir. GATA tarafından yapılan, İstanbul garnizonunda vazifeli, er ve subaylardan 2.300 kişiye “niçin içki kullanmıyorsunuz?” sorusuna % 45.5’i “dinimizce haram edilmiş olduğu için” (N. Tarhan ve ark. Milli psikiyatri kongresi kitabı, 1992);  Sağlık bakanlığının 1995 yılında 24 ilde ve 12.781 kişi ile yaptığı araştırmada “niçin içki içmiyorsunuz?” sorusuna  % 44,6 (5700) kişi “dinimizde haram edilmiş olduğu için demişlerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Dini inançlar insanları zararlı alışkanlıklardan hem korumakda, hem de insanların kötü alışkanlıklarını terk etmelerinde son derece önemli rol oynamaktadır. &#8220;O’nun mağfiretini iste, şüphe yok ki, Allah tövbeleri çok kabul edici, günahları affedicidir.&#8221; (Nasr, 3)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Sigara ve sabır. Sigarayı bırakmakta en önemli faktör  şahsın irade gücüdür. Şahsın nefsine ve iradesine en hakim olduğu zaman ise, oruçlu olduğu Ramazan ayıdır. &#8220;Aylarca nasıl sabredeceğim?” deyip mevcut sabrınızı başka zamanlara dağıtmayınız. Sabırda sadece yaşadığınız günü, hatta yaşadığınız o saati düşünün. Yani; “Ben şu anda, sigara içmemeye sabır edebiliyor muyum?” diye kendinize sorun. Ramazan ayında sigarayı bırakmaya teşebbüs eden ve başaran oldukça çoktur. (ZEM Afifi: J of  roya, society for Health,117-4- 231-5, 1997)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Nobel Ödüllü bilim insanı: Oruç vücudun yenilenmesini sağlıyor. Nobel ödüllü bilim insanından çarpıcı açıklama. Yoshinori Oshumi; Japon biyolog ve bilim insanı. 2016&#8217;da İsveç Nobel Vakfı tarafından, hücrelerin kendi kendini sindirmesi olarak bilinen otofaji alanındaki çalışmaları nedeniyle Nobel Ödülüne layık görülen bilim insanı, oruç tutmanın sağlığa faydalarını bilimsel olarak ispat etti. Genlerdeki mutasyonlar hastalıklara neden olurken, aç kalma süreçlerinin kanser ve nörolojik hastalıklar gibi bazı vakalarda düzelmelere sebep olduğu gerçeğini ve sağlığa katkılarını kanıtladı. (Sözcü, 15 May 2018)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Oruç tutanlarda görülen fizyolojik değişiklikler. Oruçlu iken, istirahat esnasında kalbin atış sayısında (nabız) azalma vardır. Oruç tutmanın solunum faaliyetlerinde herhangi bir önemli değişikliğe yol açmadığı anlaşılmıştır. (M. T. Duncan et al, ventilatory  function in Malay Muslims during normal activity and the Ramadan fast. Singapore Med J,31 (6) 543-7.1990- Ghamdi B, Nwoye L O, Effects of Ramadan fasting on respiratory test in normal voluntees. Proceedings of the Second Interntional Congers on “Health and Ramadan”, İstanbul,1997, p.67)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Oruçlu iken vücuttaki kortizol miktarı artmaktadır. Bu vücutta belli dengelerin devamı için, açlık halinde Allah’ın verdiği bir tedbir mekanizmasıdır. Bu sayede açlık durumunda kan şekeri belli seviyelerde korunmuş olur. ( A. Tahmasebi ve ark, :sağlık ve ramazan , 1997, s.20 )</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ramazanda oruç tutmak, anlama, kavrama ile alakalı faaliyetlere zarar vermemektedir. Hafızayı azaltıcı bir yönü de yoktur. (Roky R, et al, Ann of nutr and metab, 44 -3- :101-7, 2000, Haouari M , Health and Ramadan, 1997, p.65)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Suriye’de yapılmış olan bir araştırmada, oruç tuttanlarda mekanik sebeplerden ileri gelen bel ağrıları dahil, bel ağrıları olan bir çok hastaların iyileşmesinde orucun faydalı tesirleri görülmüştür. İltihabi sebeplerle bel ağrısı olan hastalarda bu iyileşme çok daha açıktır. (A. N. Karadan , “Health and Ramadan”, İstanbul , 1997, p.66)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">100 sağlam gönüllü şahıs üzerinde yapılan araştırmanın sonuçları: Normal de %95,86 miligram (mgr) olan ortalama açlık kan şekeri oruçta % 83,91 mgr’a düşmüştür. Bu ise normal hudutlar da olan bir değerdir. Serum albumini, kontrollerde ortalama % 4.3 gr  oruçlularda ise % 4.57 gramdır. Önemli bir fark bulunmamıştır. Oruçlu iken kandaki homosistein düşmektedir. Bu ise kalp ve damar hastalıkları ile alakalı risk faktörlerinin azaldığını gösterir. (B. LariJani, et al ,”Health and Ramadan”, 2001, p.28)  Kontrol grubunda % 116.27 mgr olan triglseridler (yağların bir şekli) oruçlularda  % 90.9 mgr’a düşmüş; kontrollerde % 12.22 mgr olan serbest yağ asitleri oruçlularda % 8.14 mgr’a düşmüştür. Bunlar arzu edilen, sağlık açısından güzel olan neticedir. Total lipid (yağ) kontrollerde ortalama % 515,80 mgr iken oruçlularda  % 495.75mgr inmiş. Yağların oruçlu iken düşmesi sıhhat açısından güzel olan değerlerdi. (İslami oruç üzerinde biyokiyasal bir araştırma, Atatürk ün. diş. Fak. Yıllığı 4:135-65,1980)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Pr. Dr. Münip Yegin ve arkadaşlarının araştırmalarının (İslami oruç üzerinde biyokimyasal bir araştırma, 1980) neticelerine göre: İslami oruçta, kandaki üre değeri kontrollerde % 42,50 mgr iken oruçlu olanlarda % 42,20 mgr dir. Ürik asit kontrollerde % 6,63 mgr iken oruçlularda % 6.47 mgr olup birbirine çok yakın değerler çıkmıştır. slâmî oruçta su içilmediği için, kanın yoğunluğunda bir artma meydana gelebilir. Kontrollerde, yani aynı şahısların Ramazan ayından önce, oruçsuz iken yapılan tahlillerinde, kanın yoğunluğu 1,0417 çıkmış, oruçlularda ise bu netice 1,0424 bulunmuştur. Aradaki fark önemsizdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Oruçlularda kandaki üre artmamıştır. Kandaki protein miktarı azalmamıştır. Amino asitlerin kandaki miktarları artmıştır. İdrarda aseton tesbit edilmemiştir. Serbest yağ asitleri artmamış hatta eksilmiştir. Kan şekeri % 83,91 mgr   kadar düşmüştür. Arteriyoskleroza refakat eden, hipertansiyon, angina pektoris yani kalp ağrısı, çeşitli çeşitli enfarktüsler ve bazı böbrek hastalıkları icin İslami mana da oruçun, son derece önemli profilaktik  yani koruyucu tesiri olduğu rahatlıkla söylenebilir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ramazan  ayında tutulan orucun kan şekeri, kreatinin, ALP (alkalen fosfataz);  ALT (alanin amino transferaz) ve AST (aspartat amino Trasferaz ) değerleri üzerine olan tesirleri 100’ü erkek 10’u bayan olan 110 kişide incelenmiştir. Bu değerlerde ufak ufak değişiklikler olsa bile, neticelerin hep normal  hudutlarda kaldığı anlaşılmıştır. (Siahkolah B, Ö. Azizi F: The effect of fasting on blood sugar, creatinine and hepatic enzymes during ramadan. Iranian  J of Endocrinology and Metabolism (IJEM). Abstarct Book The Congress on Health and Ramadan, October, 2001, p.30.)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Oruç ve sindirim sistemi. Oruç şüphesiz belli bir yaşa gelmiş ve sağlıklı olan şahıslara farzdır. Hastalık oruca mani ise  oruç kişi tutmaz. Ülserli şahıslar oruç tutmalı mıdır? Ülser daha çok midede ve on iki parmak bağırsağında meydana gelen yara olarak bilinir. 1992 yılında Prof. Dr. Said Kapıcıoğlu ve arkadaşları ülser (duodenal ulkus) teşhisi konulmuş 7 erkek gönüllü üzerinde araştırma yaparlar, akşama kadar yani iftar saatine kadar aç kalmağa niyet eden şahısların,  ülserli olsa bile öğle saatlerinde rahatladığı görülmüştür. Midedeki asit ifrazatı öğle saatlerinde azalmıştır. Oruç tutmanın mide (peptik) ülserinin ortaya çıkmasında önemli rolü olan midedeki asit ifrazatının artmasına (hiprasidite) yol açacağını söylemek yanlış olur. Tunuslu bir araştırıcı grubunda 57 hastaya her gün 30 mgr lansoprazol verildi. 27’si oruç tutmadı, 30 kışılık diğer grupda oruç tuttu. Sonuçta oruç tutan ve tutmayanlar arasında arazlar (semptomlar) bakımından bir fark görülmedi. Oruç tutmayanlarda %88.8 oruç tutanlarda ise daha fazla yani %90 nisbetinde ülserden şifa buldukları görüldü. Bu nedenle ülserli hastalar herhangi bir riske girmeden rahatlıkla oruçlarını tutabilirler. (Mehdi A, Ajmi S, Gastroenterol clin Biol, 21- 11- :820-22, 1997 )</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ramazan öncesi ve ramazan ayında serum gastrin seviyelerinde önemli bir farkın olmadığı anlaşılmıştır. (H. Polat ve arkadaşları, Oruç tutmanın serum Gastrin seviyesinde Tesirleri. “ramazan ve sağlık” ile alakalı ikinci milletler arası kongre kongre kitabı)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">İç salgın yapan guddelerin salgıları. İslami oruçtaki açlık müddeti, salgı ve hormonların kandaki seviyelerinde herhangi bir değişikliğe yol açacak kadar uzun değildir. (F. Azizi, “health and ramadan” P.39, İstanbul, 1997)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ramazanda kan şekeri seviyelerinde ufak tefek iniş çıkışlar olsa da, genellikle kan şekeri normal hudutlarda kalmıştır. (F. Azizi, The Blood glucose in health and diabets during ramadan, Proceedings of the 2nd ınternatıonal congress on “health and ramadan” P.40, İstanbul, 1997)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">İnsülinin değerlerinde  ramazan ayında normal günlere göre fazla fark olmadığı anlaşılmıştır. (D. Marniche, et al, Effect of fasting and refeeding during ramadan on glucoregulation. Proceedings of the 2nd ınternatıonal congress on “health and ramadan” p.125, İstanbul 1997)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Hamilelik ve oruç. Yeni doğan 13.351 bebeğin doğum ağırlıklarına  bakıldığında, annelerinin ramazanda hamile iken oruç tutmalarının, bebeklerinde hiçbir zarara yol açmadığı anlaşılmıştır. Doğan bebeklerin doğum ağırlığına tesiri olmadığı ortaya çıkmıştır. Hamile iken ve bebeklerini emzirirken oruç tutan Müslüman kadınlarla, hamile olmayıp da oruç tutan kadınlar incelenmiş, kan kimyaları mukayese edilmiş, iki grup arasında önemli bir fark olmadığı anlaşılmıştır. (Cross J H, Eminson J and Wharton B A, Ramadan  and birth weight ar full term in asian moslem pregnat women in Birmingham. Arch Dis Child, 65, 1053-6,1990 &#8211;  Prentice A M, et al, Metabolic consequences of fasting during ramadan in pregnat and lactating women. Hum nutr clin Nutr, 37 (4) : 283-94, 1983) Oruçlarını tutmakta iken ve ramazandan iki hafta sonra  aynı bayanlardan oruçsuz  iken alınan sütün terkipleri arasında önemli seviyelerde fark olmadığı anlaşılmıştır. (Bener A, et al, Fasting during the holy month of Ramadan does not change the composition of breast milk. Nutrition Research, 21 (6), 859-64)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Esansiyel Hipertansiyonlu hastalar kan basıncı ciddi problem olmadan sahur ve iftarda da ölçülü yiyerek ve ilaçlarını kullanarak oruç tutabilirler. Ramazan ayında kalp krizi sayısının diğer aylara göre önemli seviyede düşük olduğu araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır. (A.Temizhas et al, Int Cardiolo ,70,2:149-53,1999 )</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bevliye hastaları üzerindeki çalışmalar ise iftar ve sahurda bol su alınması şartı ile orucun bu hastalar faydalı geldiğini ispat etmiştir. (F. Abderrahim, Effect of ramadan fasting on urological patients.p.218-31,1994)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Orucun sağlığa faydaları. Nöropsikiyatri Merkezi uzmanlarından Nöroloji Uzmanı Dr Mehmet Yavuz, oruç tutmanın insanları gençleştireceğini söyledi. Ramazan aylarında değil, normal zamanlarda da düzenli oruç tutanlarda lipit ve kolesterol düzeyleri azalacağı için damarlar kendilerini tamir imkanı bulduğunu söyleyen Dr. Yavuz, &#8220;Damar lümenleri temizlenir ve kan dolaşımı rahatlar. Adeta kireçle kaplı olan damar cidarları normal anatomik yapısına döner. Dolayısıyla düzenli oruç tutmanın yaşlanmayı geciktirerek kişiyi daha genç yapacağını söyleyebiliriz&#8221; dedi. &#8220;Peygamberimizin &#8216;Acıkmadan yemeyin, doymadan kalkın&#8217; şeklindeki hadisi tüm meselenin özüdür&#8221; diyen Dr. Mehmet Yavuz, &#8220;Yapılan incelemelere göre eğer tedbir alınmazsa 2050 yılında hemen herkes obez olacak. Bizleri gerçekten büyük bir tehlike bekliyor. Son teknolojik açılımları kullanan reklam endüstrisi insanları bilinçsizce ve kontrolsüzce tüketmeye zorluyor. Bu ise birçok obezite problemlerini ve metabolizma hastalıklarını beraberinde getiriyor&#8221; dedi. &#8220;Hiç şüphesiz ki, oruç tutmak bu anlamda bize aç kalma kültürünü de öğretiyor. Bedenimizi ve arzularımızı disiplinize etme anlamında bize çok şeyler öğretiyor&#8221; diyen Dr. Yavuz, şunları kaydetti: &#8220;Aynı zamanda beşeri ve sosyal faydaları da sayılamayacak kadar çok. Açlık sınırında olan insanları ve fakirleri anlamaya yarıyor. Oruç tutmak bu anlamda başlı başına bir empati olayı. Biz burada oruç tutmanın toplumsal yararlarından çok sağlığımız üzerindeki tartışma götürmeyen faydaları bulunmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Orucun hafıza ve algılama üzerine etkileri. Oruç tutmak suretiyle birtakım bedeni arzulardan bir süreliğine de olsa uzaklaşırız. Böylece işlerimize daha çok odaklanmak ve yoğunlaşmamız mümkün olmaktadır. Oruçlu iken bedenimiz lüzumsuz metabolik aktivitelerle uğraşmayacağı için algılama ve öğrenme faaliyetleri çok artmaktadır. Hafıza ve belleğimiz daha fazla kayıtlama yapmaktadır. Zaten biz sınavlara giren öğrencilerin az bir kahvaltı ile girmelerini önermekteyiz. Mide dolu iken mesela yoğun bir öğle ya da akşam yemeğinden sonra algılama ve öğrenme minimuma iner. Bu noktada yoğun metabolizma faaliyetleri esnasında beyin kan dolaşımı da normale göre azalır. Bu ise yeni şeyler öğrenmeyi asgariye indirir. Tarihteki birçok ünlü düşünür ve filozofun sık sık kendilerini günlerce açlığa tabi tutarak fikir ürettiklerini bilmekteyiz. Bu nedenle az yemenin zihni açtığını ve kişiyi daha mantıklı düşünmeye sevk ettiğini söyleyebiliriz. Dolayısıyla orucun kişisel gelişim üzerine çok olumlu etkileri vardır. Oruç sayesinde bir nevi davranışları kontrol etme antrenmanları yapılır. Kandaki lipit ve kolesterol düzeyinin birçok hastalıkta kilit rol oynadığını artık bilmekteyiz. Damar duvarları, düzensiz ve disiplinsiz beslenme sonucu olarak zaman içerisinde kolesterol parçacıkları ile kaplanarak kan sirkülasyonunu bozar. Özellikle dokuları besleyen küçük kapiller damarlar çalışamaz hale gelir. Dokuların beslenmesi bozularak birçok hastalık tezahür eder. Hücre yenilenmesi aksar, dokuların kendini onarması imkansız hale gelir. Yaşlanma süreci hızlanır ve organ kayıpları oluşur. Bu nedenle sadece ramazan aylarında değil, normal zamanlarda da düzenli oruç tutanlarda lipit ve kolesterol düzeyleri azalacağı için damarlar kendilerini tamir imkanı bulur. Damar lümenleri temizlenir ve kan dolaşımı rahatlar. Adeta kireçle kaplı olan damar cidarları normal anatomik yapısına döner. Dolayısıyla düzenli oruç tutmanın yaşlanmayı geciktirerek kişiyi daha genç yapacağını söyleyebiliriz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Orucun vücut savunması üzerine etkileri. Gün içerisinde sürekli bir şeyler yiyip içmek, sürekli vücut metabolizmasını meşgul eden bir durumdur. Bu ise vücudun savunma sistemini zayıflatan bir olgudur. Metabolizma artıkça savunma zayıflar. Çünkü vücut tüm enerjisini, dışarıdan alınan gıdaları hazmetmek için kullanır. Bu nedenle oruç tutan kişilerde metabolizmaya ayrılan zaman azalacağı için savunma direnci yükselir. Oruç, aynı zamanda başta karaciğer olmak üzere tüm sindirim organlarının dinlenmesine de imkan tanır. Karaciğer bir fabrika gibi doğumdan hayatın sonlanacağı güne kadar sürekli çalışır. Oruç vasıtasıyla karaciğeri dinlendirmek onun da ömrünü uzatacaktır. Vücut savunmasında, kan içinde devriye gezen akyuvarların performansı çok önemlidir. Bunlar vücudun her noktasına çok çabuk ulaşabilirler. Herhangi bir düşman alarmı geldiği zaman, bu askerler hemen olay yerine sevk edilirken bir yandan da kemik iliğinde yeni askerler üretilmeye başlanır. Dinlenmiş bir bedende, dinlenmiş bir metabolizma da vücudun karakolları ve askerleri en yüksek performansla çalışır. Oruç tutan kişide aynı zamanda damar cidarları da sağlam olacağı için askerler en ince dokulara kadar gidebilirler.&#8221;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Oruç kanser oluşumunu önleyebilir mi? Kanser, vücudun herhangi bir yerinde bir kaç anarşik hücrenin terör faaliyetleri için başkaldırması ile başlar. Ancak bu terörist faaliyet bazen truva atı gibi bedenin kendi dokusu gibi bir görüntü vererek savunma sistemini yanıltmak isteyebilir. Eğer beden, sürekli metabolizma faaliyetleri ile uğraşıyorsa hem istihbaratı zayıflar hem de neler olup bittiğini tam anlayamayabilir. Oruçlu kişi de ise organizma kendini kontrol etmeye vakit bulur ve böyle terörist faaliyetlere anında müdahale eder. Böylece kanser oluşumu en başında bertaraf edilmiş olur.&#8221;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Oruç tutmanın mahsurlu olduğu haller: Dr. Yavuz, &#8220;Sonuçta oruç sağlıklı insanlar içindir. Bazı hastalık durumlarında oruç tutmak mahsurlu olabilmektedir. Örneğin felç geçirme riski olanlarda oruç tutmak, vücudun susuz kalması suretiyle kanın yoğunlaşmasına neden olabileceğinden mahsurlu olabilir. Diyabet hastalarında da kan şekerinin düşme tehlikesi olabileceğinden mahsurlu olabilir. Gün içinde sürekli ilaç kullanması zorunlu olanlar da oruç tutamazlar. Aktif mide ülseri olanlar da oruç tutmamalıdır. Böbrek yetmezliği nedeniyle süreki sıvı alması gereken kişilerin de oruç tutması mahsurludur. Parkinson, Alzheimer, Sara hastalığı, Çeşitli ruh hastalıklarında da oruç tutmak mahsurlu olabilir. Bu konuda en doğru kararı hastayı takip ve tedavi eden doktoru verecektir&#8221; diye konuştu. (https://www.reemnp.com/oruc-tut-genc-kal)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Oruç tutun genç kalın! Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, fiziksel ve zihinsel sağlığımıza büyük katkıları olan orucun Ramazan ayı süresince vücudumuzun dinlenmesini ve disipline girmesini sağladığını söyledi. (Star, 9 Haziran 2015)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Oruç, İnsanları Stres ve Gerginlikten Uzaklaştırır. Oruç tutmanın insanı, kalp hastalıklarının en büyük düşmanı olan stres ve gerginliklerden uzaklaştıran faydasının altını çizen Universal Kadıköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Olcayto İncedere, “Hekiminiz aksi bir görüş bildirmediği takdirde, gündelik telaşlardan sıyrılıp bizleri psikolojik olarak rahatlatan orucun kalp hastaları için sonuçları olumlu olacaktır.” dedi. (11 Temmuz 2012)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">“Daha az kalori kazanımı yani yiyecek, içecek tüketimi belirli bir süre ve ısrarla kısıtlandığında sadece metabolizmamız dinlenmiyor, bedenimizde daha doğrusu hücrelerimizde başka pek çok iyi ve olumlu süreçler de devreye giriyor. Neticede de daha sağlıklı, temiz ve dingin bir hayat sürme şansı yakalıyoruz.” (Dr. Osman Müftüoğlu, Oruç neden faydalı? Hürriyet,14 Mart 2024)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">“Son yıllarda aralıklı açlığın şifalı etkileri bilim camiasının ilgi odağı haline gelmiştir. Diyabet gibi kronik hastalığı olanlar, doktorlarına danışmadan oruç tutmamalıdır.  Diğer yandan, aralıklı açlığın vücutta tamir hormonu olarak görev yapan, anti-aging fayda sağlayan büyüme hormonunun yapımını artırdığını gösteren bilimsel yayınlar var. 2020 yılında yapılan bir araştırmada oruç tutan kişilerin Ramazan öncesindeki ve bir ay sonraki kan değerleri karşılaştırıldığında kan şekeri metabolizmalarında iyileşme, DNA onarımında, anti-kanser proteinlerde ve bağışıklık fonksiyonlarında artış olduğu görülmüş.” (Hürriyet, 30.3.2022)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">“Medical Point Gaziantep Hastanesi İç Hastalıkları ve Fonksiyonel Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran, oruç ve açlığın en iyi detoks yöntemi ve şifa aracı olduğunu belirtti.” (AA, 27.3.2023)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">İç Hastalıkları Uçmanı Dr. Ergün Kasapoğlu: &#8220;Oruç tutarak karaciğer yağlanmasına engel olun.&#8221; (Milliyet, 5.6.2017)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Dr. Yüksel Büküşoğlu: “Son zamanlarda yapılan bilimsel çalışmalar ise aralıklı olarak açlık periyodlarının yani oruç tutmanın ve bazı doğal gıdalardan bol beslenmenin yaşlanan kök hücreleri üzerinde son derece olumlu etkiler yaratıp, iyileştirebileceğini, işlevini artırabileceğini ve yaşlanan kök hücrelerin sayısını azaltabileceğini göstermektedir.” (Milliyet, 10.05.2019)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk, orucun sağlığa 10 faydasını şöyle sıraladı: “Vücuttaki iltihaplanmayı engeller, Beyin hücrelerini yeniler, Kanserli hücrelerin gelişimini önler, Bağışıklığı destekler, Vücudu toksinlerden arındırır, Yaşlanmayı geciktirir, Kalp sağlığını korur, Yağ yakmayı sağlar, İnsülin direncini azaltır.” (Sözcü,  26 Mart 2023)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ama asla unutmamalıyız ki; Oruç aç kalma değil, sabır ayıdır!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">&#8220;Nice oruç tutanlar vardır ki, orucundan kendisine aç ve susuz kalmaktan başka bir şey yoktur.&#8221; (İbn-i Mace, Sıyam, 21)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"> <strong> </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"> <strong> </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><img decoding="async" class="aligncenter  wp-image-2317" title="oruc-sabir-1" src="http://islamicevaplar.com/wp-content/uploads/oruc-sabir-1.jpg" alt="" width="305" height="113" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><a style="color: #000000;" href="http://islamicevaplar.com/oruc-ve-saglik.html/oruc-sihhat-1" rel="attachment wp-att-2318"><img decoding="async" class="wp-image-2318 aligncenter" title="oruc-sihhat-1" src="http://islamicevaplar.com/wp-content/uploads/oruc-sihhat-1.jpg" alt="" width="211" height="162" /></a></span></p><p>The post <a href="https://islamicevaplar.com/oruc-ve-saglik.html">Oruç ve sağlık</a> first appeared on <a href="https://islamicevaplar.com">Ateist, Deistlere Cevaplar</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://islamicevaplar.com/oruc-ve-saglik.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Müslüman bilim öncüleri</title>
		<link>https://islamicevaplar.com/musluman-bilim-onculeri.html</link>
					<comments>https://islamicevaplar.com/musluman-bilim-onculeri.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Apr 2012 05:58:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[astronomi]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[İlim]]></category>
		<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[İslam ve bilim]]></category>
		<category><![CDATA[matematik]]></category>
		<category><![CDATA[Müslümanlar ve bilim]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamicevaplar.com/?p=804</guid>

					<description><![CDATA[<p>-Bu konuya ek olarak, ‘İslam Biliminin Rönesans&#8217;a Etkileri’ adlı yazıyı da tavsiye ederiz.- 973 doğumlu &#8220;Biruni 27 yaşındayken 18 yaşındaki İbn-i Sina ile yazılı bir münakaşaya girişiyor. Konu nedir biliyor musunuz? &#8216;Işığın sürati ölçüsüz müdür yani la mütenahi midir, yoksa ölçülebilir mi? Yani zamanla ölçülebilir mi?&#8217; Ne müthiş bir şey değil mi? Böyle bir şey [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://islamicevaplar.com/musluman-bilim-onculeri.html">Müslüman bilim öncüleri</a> first appeared on <a href="https://islamicevaplar.com">Ateist, Deistlere Cevaplar</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div dir="auto" style="text-align: justify;">
<p><span style="color: #999999;">-Bu konuya ek olarak, ‘İslam Biliminin Rönesans&#8217;a Etkileri’ adlı yazıyı da tavsiye ederiz.-</span></p>
<p>973 doğumlu &#8220;Biruni 27 yaşındayken 18 yaşındaki İbn-i Sina ile yazılı bir münakaşaya girişiyor. Konu nedir biliyor musunuz? &#8216;Işığın sürati ölçüsüz müdür yani la mütenahi midir, yoksa ölçülebilir mi? Yani zamanla ölçülebilir mi?&#8217; Ne müthiş bir şey değil mi? Böyle bir şey bugünün Türkiyesi&#8217;nde bile olmaz.&#8221; (Fuat Sezgin, Bilim Tarihi Sohbetleri, s. 79)</p>
<p>Ebu Yusuf el Kindi, Einstein&#8217;dan 1100 yil önce rölativite (izafiyet &#8211; görecelik) teorisini ortaya atmıştır. (Prof. Dr. Mehmet Bayrakdar, “Kindî ve Einstein&#8217;e Göre Rölativite (Bağıllık) ve Benzerlikleri”, Bilim ve Teknik, sayı: 153, s. XIII/10-11)</p>
<p>El-Biruni, Fizikçi Isaac Newton, Evangelista Torricelli, bilim insanı Nicolaus Copernicus ve matematikçi Galileo gibi filozoflara ilham kaynağı olmuş ve <em>Galileo</em><em>’</em>den 600 yıl önce dünyanın döndüğünü keşfetmiştir. (AA, 13.12.2018)</p>
<p>Hazini, Yer çekimini Newton’dan 500 yıl önce keşfetmiştir. (Abdulhakim Koçin, Bilim Teknik, Çağı aşanlar, 25, Sayı 290, s. 48)</p>
<p>İstanbul’da Lagari Hasan Çelebi ilk insanlı roketi icat etmiştir. (https://tr.wikipedia.org/wiki/L%C3%A2gar%C3%AE_Hasan_%C3%87elebi) Wright kardeşlerden 238 yıl önce roketle 2.5 km yol katetmiştir.</p>
<p>Uygarlık, eski Yunan/Grek mucizesi mi? “Avrupa merkezli anlayışa göre, bilimin temeli eski Yunan’da atıldı ve 16’ncı yüzyıldan sonra Avrupa’da doruğa çıktı. Hayır, bu Batı’nın Doğu’yu dikkate almayan -bilim dışı- hurafesidir. Batı uygarlığının temelinde nasıl eski Yunan varsa Doğu da vardır. Örneğin İslam’ın uygarlığa katkıları görmezlikten gelinerek tarih yazılabilir mi? Bağdat, Endülüs, Sicilya, Şam, Semerkand, Horasan, Kahire, Herat gibi İslam’ın bilim merkezleri inkar edilebilir mi? Bilimsel ve teknolojik birçok buluş, keşif buradan Batı’ya gitmemiş midir? El Kindi (801?-866?), Razi (865-925), Farabi (870-950), İbn-i Sina (980-1037), Ömer Hayyam (1048-1131), İbn-i Rüşd (1126-1198), Nasreddin Tusi (1201-1274) ve yüzlerce Müslüman düşün adamı/filozof nasıl görmemezlikten gelinebilir? Batılılar, Eflatun’u bile Müslümanlardan öğrenmediler mi? Eski Yunan bilimini yeniden düşünen ve ona özgün katkılar yapan Müslüman alimler yok sayılabilir mi? Rönesans ortalarına kadar Avrupa’da yazılmış bütün aritmetik kitaplarının kaynağı Harezmi’nin (780-850) “Hesab-ı Hindi”si değil midir? Ondalık kesirler sistemini Gıyaseddin Cemşid’den (1380-1437) öğrenmediler mi? Trigonometriyi bütün esaslarıyla Ebu’l Vefa Buzcani (940-998) yeniden kurmadı mı? Matematikte devrim yaratan “sıfır”ı, 976’da Muhammed bin Ahmed keşfetmedi mi? Örnekler bu sayfaya sığmaz. Batı, simyadan bilimsel kimyaya geçilmesini Müslümanlara borçludur. Biz hala tartışmasını yapıyoruz; “alkool” sözcüğü bile Doğu’dan Batı dillerine geçmiştir. Sadece bir tek sözcük değil dillerine geçen; kimya, cebir, ziraat, botanik, narenç, zafran, suda, kutun, nilüfer, şerap ve yüzlercesi. Potasyum, aminoasit, sodyum, nitrat ve cıvanın üretimini kim buldu? Çeliğe ilk su veren Müslümanlar değil miydi? Katarakt, çiçek ve kızamık hastalığını ilk kez Müslüman alimlerden okudular; cerrahi müdahalelerde uyuşturucu kullanmayı, yüksek ateşi soğuk su banyosuyla düşürmeyi, damardan kan akıtma gibi tedavi yöntemlerini Müslüman tıp adamlarından öğrendiler. Bugün sıklıkla dile getirilen, “insan bedeninin doğal iyileştirici yeteneğini” ilk keşfedenler de Müslüman tıp adamları değil miydi? İçi delik iğneyi 1256’da al-Mahusen’in bulduğu gerçeği reddedilebilir mi? Şam’da 1298’de ölen İbn-i Al Nafis, Portekizli Servet’e atfedilen kan dolaşımı sistemini, ondan 300 yıl önce keşfetti. Modern sosyolojinin kuruluş yolunu İbn-i Haldun açmamış mıdır? Kağıt daha Avrupa’ya girmeden Semerkand’da kağıt fabrikası vardı. Yazıyorlar, matbaayı Gutenberg bulmuş! Matbaayı Çinliler buldu, Türkler aracılığıyla Araplara geçtikten sonra Avrupa’ya gitti. Gutenberg sadece harfleri ayrı ayrı oymayı başardı! Güya pusulayı da G. d’Amalfi icat etmişti. Pusula da aynen matbaanın izlediği seyirle Batı’ya ulaştı. Taberi’siz (839-922), Mesudi’siz (ö 956), İbn-i Miskeyf’siz (ö 1030) tarih yazılırsa ancak bu kadar yazılabiliyor demek ki! Bizans, dönemin en büyük kütüphanesi İskenderiye Kütüphanesi’ni yakarken, İslam coğrafyasının her yanında kütüphaneler açılıyordu. Dante’nin “İlahi Komedya”sı üzerinde Muhiddin Arabi’nin etkisi yadsınabilir mi? “Binbir Gece Masalları”nın Batılı yazarlar üzerindeki etkisinden bahsetmeye gerek var mı? Çok övündükleri klasik müziğin sol anahtarı ve beş hatlı notayı bile ilk Müslümanlar kullanmıştır. Doğru dürüst su kanalları bile yapamıyorlardı; tarım tekniklerini El Avam’ın “Kitabü’l-Hulase”den okuduklarını bilmiyor muyuz? Kristof Kolomb’un 1498’de Haiti’den yazdığı mektuba göre, Amerika’nın keşfi İbn-i Rüşd’ün kaydettiği bilgiler sayesinde gerçekleşmiştir. Uluğ Bey’in hazırladığı dünya haritasının kaşif kaptanlara rehberlik ettiğini bilmeyen mi var? (Soner Yalçın, Hürriyet, 10 Ekim 2010)</p>
<p>Önce Onlar Bulmuştu. Dünyanın üzerine bir güneş gibi doğan İslamiyet, ilim öğrenmeyi teşvik ederek Müslümanların her bakımdan örnek alınabilecek bir medeniyet kurmalarını sağlamıştır. Kur’an-ı Kerim’in ve Peygamber Efendimiz’in (sas) teşvikleriyle, M.S. 800–1500 yılları arasında İslam dünyasında, her konuda olduğu gibi, ilmi çalışmalarda da önemli ilerlemeler olmuş; birçok Batılı araştırmacı, İslam dünyasının önemli ilim merkezlerine gelerek Müslüman alimlerden ilim öğrenmiştir. Müslüman ilim adamlarının eserlerinden yaptıkları çevirilerle, kendi ülkelerinde mucit olarak meşhur olmuş çok sayıda Batılı araştırmacı vardır. Batı’nın meseleye taraflı yaklaşması, ülkemizde de bazı kesimlerin bu gerçeği kasıtlı olarak örtmeye çalışması neticesi maalesef Müslüman ilim adamları tarafından yapılan keşif ve ortaya konan icatlar Batılılara mal edilmiştir. Bütün bunlardan sonra da, “İslam ilerlemeye engeldir.” gibi yaftalarla Müslümanlar tesir altına alınmak istenmiştir. Aşağıdaki örneklerden de anlaşılacağı gibi birçok icat ve keşfin temelinde Müslüman ilim adamları vardır.</p>
<p>Uçak. İnsanoğlunun kuşlar gibi uçma hayalinin, ilk olarak 1903 yılında Wright Kardeşler tarafından gerçekleştirildiği bilinir. Halbuki ilk uçuş denemeleri 880 yılında, Endülüslü Müslüman alim İbn-i Firnas tarafından geçekleştirilmiştir. Planörlere benzeyen bir aletin üzerine kuş tüyleri ve kumaş geçiren İbn-i Firnas, bununla bir müddet havada kalmayı başarmıştır. İbn-i Firnas’ın bu faaliyeti, Batılı tarihçilerden Prof. Dr. Philip Hitti ve Dr. Sigrid Hunke tarafından ilk uçuş denemesi, kullandığı alet de ilk uçak modeli olarak kabul edilir. (Mitti, F., Siyasî ve Kültürel İslam Tarihi; O. Turan, Selçuklular Tarihi ve Türk-İslam Medeniyeti)</p>
<p>Buharlı otomatik sistemler. Çeşitli kaynaklarda, buharlı otomatik sistemlerin ilk örneklerinin 1780 yılında İskoçyalı mühendis James Watt (1736–1819) tarafından icat edildiği belirtilir. Halbuki James Watt’tan 600 yıl öne yaşamış olan El-Cezeri’nin bir eserinde, buharlı otomatik sisteme benzer bir regülatörden bahsedilmekte ve bu regülatörün detaylı resmi yer almaktadır. El-Cezeri bu sistemde, buhar veya petrolle çalışan motorlu taşıtların vazgeçilmez elemanı olan supap tekniğini de ilk olarak kullanmıştır. (El-Cezeri, “Kitab fi Ma’rifet’il Hiyali’l Hendesiye”, edited by Ahmed El Hasan, s. 394–395)</p>
<p>İlk denizaltı. Su altında ilerleyebilen bir vasıta yapma fikri, ilk olarak Leonardo da Vinci (1412–1519) tarafından ortaya atılmıştır. Günümüzde ilk denizaltının 1776 yılında Amerikalı bilim adamı David Bushnell tarafından yapıldığı bilinmektedir. Hâlbuki İbrahim Efendi, 1719 yılında şehzadelerin sünnet düğününde eğlence maksatlı kullanılmak üzere, insan taşıyabilen ve bir saatten fazla su altında kalabilen, çelikten bir denizaltı yapmıştır. (Şaban Döven, Müslüman İlim Öncüleri)</p>
<p>Dünyanın yuvarlaklığı ve kendi etrafında dönmesi. Kainat kitabını, Kur’an-ı Kerim’in ışığında okuyan El-Biruni (973–1048), Dünya’nın yuvarlak oluşuna ve kendi etrafında döndüğüne dair ilmî hesaplamalarını Kopernik’ten 500 yıl önce bilim dünyasına sunmuştur. Ne yazık ki, gençliğimize Kopernik anlatılmasına rağmen, El-Biruni’den hiç bahsedilmemektedir. (Şaban Döven, Müslüman İlim Öncüleri; İslam Dünyasının Mucitleri” Focus, Sayı:2005/01-112414, Ocak 2005)</p>
<p>Kan dolaşımı. 16. yüzyılda yaşamış olan Micheal Servitus’ün kan dolaşımını ilk keşfeden kişi olduğu kanaati günümüzde yaygındır. Halbuki ondan 300 yıl önce yaşamış Müslüman tıp alimi İbnü’n-Nefis (1208–1288), eserinde damar sistemini ve kalbin bölümlerini detaylı olarak çizmekte; büyük ve küçük kan dolaşımını ayrı ayrı anlatmaktadır. (Ibnü’n-Nefis, Serhül Kanun Sam, s. 108; Prof. Dr. Mehmet Bayraktar, İslam’da Bilim ve Teknoloji Tarihi)</p>
<p>İlk anestezi. İlk olarak 1850 yılında Junken tarafından yapıldığı zannedilen anestezi, Müslüman ilim adamı Sabit bin Kurra (835–902) tarafından keşfedilmiş ve kullanılmıştır. Harran’da doğan Sabit Bin Kurra, Bağdat’ta, tıpla birlikte matematik, astronomi ve mekanik sahalarında da önemli çalışmalar yapmıştır. (Prof. Dr. Mehmet Bayraktar, İslam’da Bilim ve Teknoloji Tarihi; Wood, C.A.. Memorandum, “Book ot a tenth Century oculist for the use of modern offtalmatologist of medicine”, s. 264-265)</p>
<p>Atom. Günümüz dünyasında, atomla alakalı ilk çalışmaların İngiliz fizikçi John Dalton (1766–1844) tarafından yapıldığı, uranyumun çekirdeğinin parçalanabileceği fikrinin de Alman fizikçi Otto Hahn (1779–1868) tarafından ortaya atıldığı fikri yaygındır. Halbuki onlardan 1000 yıl önce yaşamış ve dönemin en büyük ilim merkezlerinden Harran Üniversitesi’nde rektörlük yapmış olan Müslüman kimyacı Câbir Bin Hayyan’ın (721–815) aşağıdaki sözleri asrımızın ilim adamlarını dahi hayrete düşürecek mahiyettedir: “Maddenin en küçük parçası olan ‘cüz-ü la yetecezza’da (atom) yoğun bir enerji vardır. Yunan bilginlerinin iddia ettiği gibi onun parçalanamayacağı söylenemez. Aksine parçalanabilir ve parçalanınca da öylesine bir güç ortaya çıkar ki, bu güç Bağdat’ın altını üstüne getirebilir. Bu, Allah’ın bir kudret nişanıdır.”  (Şaban Döven, Müslüman İlim Adamları)</p>
<p>Verem ve tedavisi. Veremin tedavi usullerini ve bu hastalığa yol açan mikrobu Alman bilim adamı Dr. Robert Koch’un (1834–1910) bulduğu belirtilmektedir. Üstelik verem konusunda yaptığı çalışmalar dolayısıyla Dr. Koch’a 1905 yılında tıp sahasında Nobel ödülü verilmiştir. Halbuki Dr. Koch’dan 150 yıl önce yaşamış Osmanlı ilim adamı Abbas Vesim bin Abdurrahman’ın (?-1761) vereme yol açan mikrop, veremin bulaşma yolları ve tedavisi konusunda yaptığı çalışmalar Avrupa’da büyük ilgi görmüş ve yabancı ilim adamları kendisini sık sık ziyaret etmişlerdir. (Şaban Döven, Müslüman İlim Adamları; İbrahim Paşa, İslamların ve Bilhassa Türk Milleti Necibesinin Tababete Ettikleri Hizmetler, İkdam Gazetesi, sayı 4040)</p>
<p>Katarakt ameliyatı. İlk olarak 1846 yılında Blanchet tarafından gerçekleştirildiği bilinen katarakt ameliyatına, Kur’an-ı Kerim’de, Hz. Yakup’un (as) perde inmiş gözüne, Hz. Yusuf’un (as) gömleğini sürünce görmeye başlaması hadisesiyle işaret edilmektedir. Kur’an-ı Kerim’den aldığı ilhamla katarakt tedavisinin mümkün olabileceğine inanan ve bu sahada çalışmalar yapan Ebu’l-Kasım Ammar bin Ali Mevsili (950–1010) Irak ve Mısır’da yaşamıştır. Ali Mevsili’nin göz hastalıklarının tedavisi konusunda yazdığı “Kitabu’l-Müntehap” isimli eseri, Batı’da 18. yüzyılda dahi bu konudaki en iyi tıp kitabı olarak kabul edilmiştir. Ali Mavsili, göz hastalıklarına karşı uyguladığı çeşitli tedavi usullerinin yanında, içi oyuk bir tüp ile katarakt ameliyatı da yapmıştır. Batı’da yetişmiş Gergo Saton gibi objektif birkaç bilim tarihçisinin eserlerinde Müslüman ilim adamlarından detaylı bahsedilmektedir. Bu eserlerde Sabit Bin Kurra için Müslümanların Euklides’i; Harezmî için cebirde Euclides’ten bin yıl ileride; Câbir bin Hayyan için modern kimyanın, İbn-i Heysem için optik ilminin ve modern tecrübi fiziğin kurucusu; İbn-i Sina için hekimlerin üstadı; El-Cezeri için modern mühendisliğin ve otomatik kontrol ilminin kurucusu; Uluğ Bey için 15. yüzyılın astronomu; Mimar Sinan için mimarların üstadı; Piri Reis için dünyanın en büyük denizcisi; Razi için Avrupa’daki ders veren kimyager denmekte, diğer alimler için de çeşitli güzel tâbirler kullanılmaktadır.13 Ayrıca Milletlerarası Astronomi Birliği 1950’de aldığı bir karara istinaden Ay yüzeyinde bulunan kraterlere (Ay çukuru) bilime önemli katkıları olmuş ilim adamlarının isimlerini vermiştir. Bunlar arasında Müslüman ilim adamlarından Sabit bin Kurra, Ebu’l-Vefa, Uluğ Bey, Ali Kuşçu, Cabir Bin Hayyan, İbn-i Heysem, Biruni, İbn-i Sina, Nasiruddin Tusi, El-Battani, El-Fargani, Bitruci, El-Zerkavi ve Es-Sûfi’nin isimleri de yer almaktadır. (Lütfi Göker, Bilim ve Teknolojinin Gelişimi ile Türk İslam Bilim Adamlarının Yeri)</p>
<p>Ünlü Müslüman Bilim Adamlarından Bazıları</p>
<p>Abdüsselam (1926) Fizik bilgini, ilk nobel ödülü alan müslüman bilim adamı.<br />
Ahmed Bin Musa ( 10. yüzyıl ) Sistem mühendisliğinin öncüsü. Astronom ve Mekanikçi.<br />
Ahiz ( 776 &#8211; 869 ) Zooloji İlminin öncülerindendir. Hayvan gübresinden amonyak elde etmiştir.<br />
Akşemseddin ( 1389 &#8211; 1459 ) Pasteur&#8217;dan önce mikrobu bulan ilk bilim adamı.<br />
Ali Bin Abbas ( ? &#8211; 994 ) 1000 sene önce ilk kanser ameliyatını yapan bilim adamı. Kılcal damar sitemini ilk defa ortaya atan bilim adamıdır. Eski çağın en büyük hekimlerinden olan Hipokrates&#8217;in (Hipokrat) doğum olayı görüşünü kökünden yıktı.<br />
Ali Bin İsa ( 11. yüzyıl ) İlk defa göz hastalıkları hakkında eser veren müslüman bilim adamı.<br />
Ali Bin Rıdvan ( ? &#8211; 1067 ) Batıya tedavi metodlarını öğreten islam alimi.<br />
Ammar ( 11. yüzyıl ) İlk katarak ameliyatını kendine has biçimde yapan müslüman bilim adamı.<br />
Battani ( 858 &#8211; 929 ) Dünyanın en meşhur 20 astrononumdan biridir. Trigonometrinin mucidi, sinus ve kosinüs tabirlerini kullanan ilk bilgin.<br />
Beyruni ( 973 &#8211; 1051 ) Dünyanın döndüğünü ilk bulan bilim adamı ümit burnu, amerika ve japonyanın varlığından bahseden ilk bilim adamı. Beyruni Amerika kıtasının varlığını Cristof Colomb&#8217;un keşfinden 500 sene önce bildirmiştir. Matematik, Jeoloji, Coğrafya, Tıp, Felsefe, Fizik, Astronomi gibi dallarda eserler yazmıştır.<br />
Bitruci ( 13. yüzyıl ) Kopernik&#8217;e yol açan öncülük eden astronom bilim adamı.<br />
Cabir Bin Eflah ( 12. yüzyıl ) Çubuklu güneş saatini bulan ilk bilim adamıdır.<br />
Cabir Bin Hayyam ( 721 &#8211; 805 ) Atom bombası fikrinin ilk mucidi ve kimyanın babası sayılır. Maddenin en küçük parçası atomun parçalanabileciği fikrini bundan 1200 sene önce ortaya atmıştır.<br />
Cezeri ( 1136 &#8211; 1206 ) İlk sistem mühendisi ve ilk sibernetikçi ve elektronikçidir. Bilgisayarın babası.<br />
Demiri ( 1349 &#8211; 1405 ) Avrupalılardan 400 yıl önce ilk zooloji ansiklopedisini yazan alimdir.<br />
Ebu Kamil Şuca ( ? &#8211; 951 ) Avrupaya matematiği öğreten islam bilgini.<br />
Ebu&#8217;l Vefa ( 940 &#8211; 998 ) Matematik ve Astronomi bilginidir trigonometriye tanjant, kotanjant, sekant ve kosekantı kazandıran matematik bilginidir.<br />
Ebu Maşer ( 785 &#8211; 886 ) Med-Cezir olayını (gel-git) ilk keşfeden bilgindir.<br />
Farabi ( 870 &#8211; 950 ) Ses olayını ilk defa fiziki yönden ele alıp açıklayıp izah getiren ilk bilgindir.<br />
Fatih Sultan Mehmet ( 1432 &#8211; 1481 ) İstanbulu feth eden ve havan topunu icad eden yivli topları döktüren padişahtır.<br />
Fergani ( 9. yüzyıl ) Ekliptik meyli ilk defa tesbit eden astronomi alimi.<br />
Gıyasüddin Cemşid ( ? &#8211; 1429 ) Ondalık kesir sistemini bulan Cemşid cebir ve astronomi alimidir.<br />
Harizmi ( 780 &#8211; 850 ) İlk cebir kitabını yazan ve batıya cebiri öğreten bilgin. Adı algoritmaya isim oldu rakamları Avrupa&#8217; ya öğreten bilgin. Cebiri sistemleştiren Bilgin.<br />
Hasan Bin Musa ( ? &#8211; ? ) Dünyanın çevresini ölçen, üç kardeşler olarak bilinen üç kardeşten biri.<br />
Hazini ( 6 &#8211; 7 yüzyıl ) Yerçekimi ve terazilerle ilgili izahlarda bulunan bilgin.<br />
Hazerfen Ahmed Çelebi ( 17 yüzyıl ) Havada uçan ilk Türk. Planörcülüğün öncüsü.<br />
Huneyn Bin İshak ( 809 &#8211; 873 ) Göz doktorlarına öncülük yapan bilgin.<br />
İbni Avvam ( 8. yüzyıl ) Tarım alanında ortaçağ boyunca kendini kabul ettiren bilgin.<br />
İbni Baytar ( 1190 &#8211; 1248 ) Ortaçağın en büyük botanikçisi ve eczacısıdır.<br />
İbni Cessar ( ? &#8211; 1009 ) Cüzzam hastalığının sebeb ve tedavilerini 1000 sene önce açıklayan müslüman doktor.<br />
İbni Ebi Useybia ( 1203 &#8211; 1270 ) Tıp Tarihi hakkında eşsiz bir eser veren doktor. İbni Fazıl ( 739 &#8211; 805 ) 12 asır önce ilk kağıt fabrikasını Kur’an  vezir.<br />
İbni Firnas ( ? &#8211; 888 ) Wright kardeşlerden 1000 sene önce ilk uçağı yapıp uçmayı gerçekleştiren alim.<br />
İbni Haldun ( 1332 &#8211; 1406 ) Tarihi ilim haline getiren sosyolojiyi Kur’an mütefekkir.Psikolojiyi tarihe uygulamış, ilk defa tarih felsefesi yapan büyük bir islam tarihçisi,Sosyolog ve şehircilik uzmanı.<br />
İbni Hatip ( 1313 &#8211; 1374 ) Vebanın bulaşıcı hastalık olduğunu ilmi yoldan açıklayan doktor.<br />
İbni Heysem ( 965 &#8211; 1051 ) Optik ilminin kurucusu büyük fizikçi. İslam dünyasının en büyük fizikçisi, batılı bilginlerin öncüsü, göz ve görme sistemlerine açıklık kazandıran alim. Galile teleskopunun arkasındaki isim.<br />
İbni Karaka ( ? &#8211; 1100 ) 900 yıl önce torna tezgahı yapan bilgin.<br />
İbni Macit ( 15. yüzyıl ) Vasco Da Gama onun bilgilerinden ve rehberliğinden istifade ederek hindistana ulaştı.<br />
İbni Rüşd ( 1126 &#8211; 1198 ) Büyük bir doktor, astronom ve matematikçidir.<br />
İbni Sina ( 980 &#8211; 1037 ) Doktorların sultanı. Eserleri Avrupa üniversitelerinde 600 sene temel kitap olarak okutulan dahi doktor. Hastalık yayan küçük organizmalar, civa ile tedavi, Pasteur&#8217;e ışık tutması, ilaç bilim ustası, dış belirtilere dayanarak teşhis koyma, botanik ve zooloji ile ilgilendi, fizikle ilgilendi, jeoloji ilminin babası.<br />
İbni Turk ( 9. yüzyıl ) Cebirin temelini atan islam bilgini.<br />
İbni Yunus ( ? &#8211; 1009 ) Galile&#8217;den önce sarkacı bulan astronom.<br />
İbni Zuhr ( 1091 &#8211; 1162 ) Endülüsün en büyük müslüman doktorlarından asırlarca Avrupa&#8217;da eserleri ders kitabı olarak okutuldu.<br />
İbnün-nefis ( 1210 &#8211; 1288 ) Küçük kan dolaşımını bulan ünlü islam alimi.<br />
İbrahim Efendi ( 18 yüzyıl ) Osmanlılarda ilk denizaltıyı gerçekleştiren mühendis.<br />
İdrisi ( 1100 &#8211; 1166 ) Yedi asır önce bügünküne çok benzeyen dünya haritasını çizen coğrafyacı.<br />
İhvanü-s Safa ( 10 yüzyıl ) Çeşitli ilim dallarını içine alan 52 kitaptan meydana gelen bir ansiklopedi yazan ilim adamı. Astronomi, Coğrafya, Musiki, Ahlâk, Felfese kitapları yazmıştır.<br />
İsmail Gelenbevi ( 1730 &#8211; 1791 ) 18 yüzyılda Osmanlıların en güçlü matematikçilerindendi.<br />
İstahri ( 10. yüzyıl ) Minyatürlü coğrafya kitabı yazan bilgin.<br />
Kadızade Rumi ( 1337 &#8211; 1430 ) Çağını aşan büyük bir matematikçi ve astronomi bilgini. Osmanlının ve Türklerin ilk astronomudur.<br />
Kambur Vesim ( ? &#8211; 1761 ) Verem mikrobunu Robert Koch&#8217;dan 150 sene önce keşfeden ünlü doktor.<br />
Katip Çelebi ( 1609 &#8211; 1657 ) Osmalılarda rönesansın müjdecisi, coğrafyacı ve fikir adamı.<br />
Kazvini ( 1203 &#8211; 1283 ) Ortaçağın Herodot&#8217;u müslümanların Plinius&#8217;u , astronom ve coğrafyacı bilgin.<br />
Kemaleddin Farisi ( ? &#8211; 1320 ) İbni Heysem ayarında büyük islam matematikçisi, fizikçi ve astronom.<br />
Kerhi ( ? &#8211; 1029 ) İslam dünyası Matematikçilerinden.<br />
Kindi ( 803 &#8211; 872 ) İbni Heysem&#8217;e kadar optikle ilgili eserleri kaynak olan bilgin. Fizik, felsefe ve matematik alanında yaptığı hizmetleri ile tanınmıştır.<br />
Kurşunoğlu Behram ( 1922 &#8211; &#8230; ) Genelleştirilmiş izafiyet teorisini ortaya atan beyin güçlerimizden. Halen Prof. Behram Kurşunoğlu Amerika da Florida Üniversitesinde teorik fizik merkezinde başkanlık yapmaktadır.<br />
Lagarî Hasan Çelebi ( 17. yüzyıl ) Füzeciliğin atası, osmanlılarda ilk defa füze ile uçan bilgin.<br />
Macriti ( ? &#8211; 1007 ) Matematikte başkan kabul edilen Endülüslü Matematikçi ve astronom.<br />
Mağribi ( 16. yüzyıl ) Çağının en büyük matematikçilerinden . Mağribinin eseri olan Tuhfetü&#8217;l Ada isimli kitabında üçgen, dörtgen, daire ve diğer geometrik şekillerinin yüzölçümlerini bulmak için metodlar gösterilmiştir.<br />
Maaşallah ( 72? &#8211; 815 ) Meşhur islam astronomlarındandır. Usturlabla ilgili ilk eseri veren bilgindir.<br />
Mes&#8217;ûdi ( ? &#8211; 956 ) Kıymeti ancak 18. 19. Yüzyıllarda anlaşılan büyük tarihçi ve coğrafyacı. Mesudi günümüzden 1050 sene önce depremlerin oluş sebebini açıklamıştır. Mesûdinin eserlerinden yel değirmenlerinin de müslümanların icadı olduğu anlaşılmıştır.<br />
Mimar Sinan ( 1489 &#8211; 1588 ) Seviyesine bugün dahi ulaşılamayan dahi mimar. Mimar Sinan tam manası ile bir sanat dahisidir.<br />
Mürsiyeli İbrahim ( 15. yüzyıl ) Piri reisten 52 sene önce bugünkü uygun Akdeniz haritasını çizen haritacı. Günümüzden 500 sene önce kadar önce yaşamıştır.<br />
Nasirüddin Tusi ( 1201 &#8211; 1274 ) Trigonometri alanında ilk defa eser veren, Merağa rasathanesini Kur’an , matematikçi ve astronom.<br />
Necmeddinü-l Mısri ( 13. yüzyıl ) Çağının ünlü astronomlarından.<br />
Ömer Hayyam ( ? &#8211; 1123 ) Cebirdeki binom formülünü bulan bilgin. Newton veya binom formülünün keşfi Ömer Hayyama aittir.<br />
Piri Reis ( 1465 &#8211; 1554 ) 400 sene önce bu günküne çok yakın dünya haritasını çizen büyük coğrafyacı. Amerika kıtasının varlığını Cristof Colomb&#8217;dan önce bilen ünlü denizci.<br />
Razi ( 864 &#8211; 925 ) Keşifleri ile ün salan asırlar boyunca Avrupa&#8217;ya ders veren kimyager doktor ünlü klinikçi.<br />
Sabit Bin Kurra ( ? &#8211; 901 ) Newton&#8217; dan çok önce diferansiyel hesabını keşfeden bilgin. Dünyanın çapını doğru olarak hesaplayan ilk islam bilgini. Matemetik ve astronomi alimi.<br />
Sabuncu Oğlu Şerefeddin ( 1386 &#8211; 1470 ) Fatih devrinin ünlü doktor ve cerrahlarındandır. Deneysel fizyolojinin öncülerindendir.<br />
Seydi Ali Reis ( ?-1562 ) Ünlü bir denizci, matematik ve astronomi alimidir.<br />
Takiyyüddin Er Rasit ( 1521 &#8211; 1585 ) İstanbul rasathanesi ilk Kur’an  çağından çok ileride asrın önde gelen astronomi alimidir.<br />
Uluğ Bey ( 1394 -1449 ) Çağının en büyük astronomu ve trigonometride yeni çığır açan ünlü bir alim ve hükümdar.<br />
Zehravi ( 936 -1013 ) 1000 sene önce ilk çağdaş ameliyatı yapan böbrek taşlarının nasıl çıkarılacağını ve ilk böbrek ameliyatını gerçekleştiren bilim adamı..</p>
<p><span style="color: #000000;">Web: <a style="color: #000000;" href="http://www.1001inventions.com" target="_blank" rel="noopener">www.1001inventions.com</a></span></p>
</div>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ffffff;">.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-5015" src="http://islamicevaplar.com/wp-content/uploads/muslumanbilimonculeri-1-2.jpg" alt="muslumanbilimonculeri-1-2" width="496" height="223" /></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><a href="http://islamicevaplar.com/wp-content/uploads/musluman-bilim5-1.jpg"><img loading="lazy" loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-4919" src="http://islamicevaplar.com/wp-content/uploads/musluman-bilim5-1.jpg" alt="musluman-bilim5-1" width="360" height="194" /></a> </span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><a href="http://islamicevaplar.com/wp-content/uploads/musluman-bilim6-1.jpg"><img loading="lazy" loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-4920" src="http://islamicevaplar.com/wp-content/uploads/musluman-bilim6-1.jpg" alt="musluman-bilim6-1" width="480" height="481" /></a>                                                                </strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><img loading="lazy" loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-7854 size-full" src="http://islamicevaplar.com/wp-content/uploads/Galen-sina-hipokrat-1.jpg" alt="" width="380" height="292" /><span style="color: #ffffff;">.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><a href="http://islamicevaplar.com/wp-content/uploads/YeniSafak_musluman-alimler1-2.jpg"><img loading="lazy" loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-4922" src="http://islamicevaplar.com/wp-content/uploads/YeniSafak_musluman-alimler1-2.jpg" alt="YeniSafak_musluman-alimler1-2" width="660" height="583" /></a>  </span><br />
<a href="http://islamicevaplar.com/wp-content/uploads/musluman-bilim3-1.jpeg"><img loading="lazy" loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-4923" src="http://islamicevaplar.com/wp-content/uploads/musluman-bilim3-1.jpeg" alt="musluman-bilim3-1" width="119" height="120" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><a href="http://islamicevaplar.com/wp-content/uploads/filli_saat_1_k-1.jpg"><img loading="lazy" loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-4924" src="http://islamicevaplar.com/wp-content/uploads/filli_saat_1_k-1.jpg" alt="filli_saat_1_k-1" width="266" height="500" /></a> </span></p>
<p><span style="color: #000000;"><img loading="lazy" loading="lazy" decoding="async" title="ilk-robot-elcezeri-1" src="http://islamicevaplar.com/wp-content/uploads/ilk-robot-elcezeri-1.jpg" alt="" width="597" height="265" /></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-11792 aligncenter" src="http://islamicevaplar.com/wp-content/uploads/173919076_314390876717115_3811770987273562497_n.jpg" alt="" width="311" height="490" /></p>
<p><a href="http://islamicevaplar.com/wp-content/uploads/musluman-bilim4-1.jpg"><img loading="lazy" loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-4925" src="http://islamicevaplar.com/wp-content/uploads/musluman-bilim4-1.jpg" alt="musluman-bilim4-1" width="317" height="469" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://islamicevaplar.com/musluman-bilim-onculeri.html">Müslüman bilim öncüleri</a> first appeared on <a href="https://islamicevaplar.com">Ateist, Deistlere Cevaplar</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://islamicevaplar.com/musluman-bilim-onculeri.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
