<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
	>
<channel>
	<title>
	Kuran&#8217;ın Kaynağı Nedir, Kuran&#8217;ı Muhammed mi yazmıştır ? yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://islamicevaplar.com/kuranin-kaynagi-nedir.html/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://islamicevaplar.com/kuranin-kaynagi-nedir.html</link>
	<description>Ateist, Deist, Agnostik, Misyoner, Oryantalistlere Cevaplar</description>
	<lastBuildDate>Tue, 04 Mar 2025 15:20:54 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>
	<item>
		<title>
		Yazar: Muhammed		</title>
		<link>https://islamicevaplar.com/kuranin-kaynagi-nedir.html#comment-45294</link>

		<dc:creator><![CDATA[Muhammed]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Jan 2020 21:29:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://islamicevaplar.com/?p=559#comment-45294</guid>

					<description><![CDATA[Ben elhamdulillah müslümanım. Ama kafama takılan sorular var. 1. Olarak Varaka Bin Nevfel.
Varaka bin Nevfel (Arapça: ورقه بن نوفل بن أسد بن عبد العزي بن قصي القرشي), Muhammed’in eşi Hatice’nin kuzeniydi. Nasturi rahibi olan Varaka Mekke’nin rahibi ve vaiziydi. Tevrat ve İncil’i biliyordu ve bunları Arapçaya tercüme etmişti. Muhammed’in Hatice ile olan evliliğinde başkanlık etmişti. Genelde kabul görmüş klasik kaynaklarda Hatice’nin Muhammed’i ilk vahiyin ardından Varaka’ya durumu açıklaması için götürdüğü geçer. Varaka anlatılanları dinledikten sonra olayın bir vahiy olduğunu, Muhammed’e peygamberlik verildiğini ve eğer genç olsaydı onun destekçilerinden olmak istediğini belirtir.[1]

Muhammed bin Abdullah’ın ilk vahyini Varaka bin Nevfel’e açıklamasından kısa bir süre sonra Varaka bin Nevfel vefat etti. Bu olayın ardından vahiy 40 gün süreyle kesintiye uğramıştır. Bu dönem “İnkıta-ı Vahy” hadisesi olarak adlandırılır.[2][3].

Varaka bin Nevfel, İslam tarihindeki oldukça tartışmalı şahsiyetlerden biridir. Bilgili bir rahip ve vaiz olan Varaka, Tevrat, Zebur ve İncil’i de kapsayan Kitabı Mukaddes’e hakimdi. Zaman zaman Varaka’nın dinler tarihi konusunda İslam peygamberini eğittiği ve bu bilgilerin Kuran’a kaynak teşkil ettiği iddia edilir.[4] Gerek İslam alimleri, gerekse Kur’an’ın kendisi böyle bir iddiaya şiddetle karşı çıkmaktadır.[5]

Varaka bin Nevfel’in din adamlığı dışında şair yönü de vardır. Yazdığı bazı şiirler günümüze kadar ulaşmıştır.[6][7]2. Olarak kafama takılan kişi Zeyd Bin Amr. Oda şu durumdan ötürü;
Zeyd b. Amr b. Nüfeyl el-Adevî el-Kureşî (ö. m. 606), Peygamber Efendimize peygamberlik verilmeden önce yaşamış Mekkeli Hanîfler’den biridir.
Câhiliye döneminde Kureyşliler, Büvâne isimli putun yanında yılda bir defa toplanır, ona kurban kesip hediyeler sunar, etrafında döner ve o günü bayram sayarlardı. Bu günlerden birinde dört kişi gizlice bir araya gelerek bu uygulamanın yanlışlığı hususunda görüş birliğine vardı ve yeni bir din arayışı maksadıyla bazı memleketleri dolaşmaya karar verdi. Bunlardan Varaka b. Nevfel ile Osman b. Huveyris Hıristiyanlığı kabul ederken Resûl-i Ekrem devrine kadar arayışını sürdüren Ubeydullah b. Cahş Müslüman olduktan sonra Habeşistan’a hicret etti, orada Hıristiyanlığa geçti ve Hıristiyan olarak öldü.

Zeyd b. Amr ise araştırmaları neticesinde Yahudiliği de Hıristiyanlığı da benimsemedi ve kendi ifadesiyle “İbrâhim’in rabbine” ibadet ederek yaşadı. Bu bakımdan Zeyd risâletten önce Mekke’de Hanîfliğin en önemli temsilcilerinden sayılır.

Zeyd b. Amr, bu süreçte farklı din mensuplarıyla görüşmek için Mekke’den ayrılmak istediğinde akrabalarının muhalefetiyle karşılaştı. Karısı Safiyye bint Hadramî onun niyetini Hattâb’a bildirdi, o da kendisine mani oldu. Kabilesi tarafından dışlanan Zeyd bir dönem Hira dağında yaşamaya mecbur kaldı. Onun Mekkeli gençleri yanına çekmesinden endişelenen Hattâb bazı kişileri başına musallat ederek Mekke’ye girmesini engellediğinden Zeyd şehre gizlice girmeye çalışırdı. Mekke’ye girebildiği zamanlarda insanları uyarır, Kâbe’nin yanında onlarla konuşur,

Zeyd, İbrâhim’in dinine uyanlardan kendisi dışında kimsenin kalmadığını söyler ve şöyle dua ederdi: “Allahım! Şahit ol ki ben İbrâhim’in dinindenim” (Buhârî, Menakıbü’l-ensar, 24); “Ey Allahım, ey İbrâhim’in ilâhı, dinim İbrâhim’in dinidir” (Nesâî, Menâķıb, 13)

Bu dinin gereklerini tam bilemediğinden Kâbe’ye dönüp, “Allahım! Sana ibadet etmenin en iyi yolunu bilsem öyle ibadet ederdim, ne yazık ki bilmiyorum!” diye hayıflanır, elleri üzerine secde ederdi. Onun ayrıca belirli vakitlerde Kâbe’ye yönelerek namaza benzer bir ibadeti yerine getirdiği zikredilmektedir. (İbn Hacer, el-İsabe, I, 569-570)

Hak din yolunda Hayber ve Medine Yahudileriyle, Fedek, Eyle, Musul ve Cezîre taraflarındaki yahudi ve hıristiyan din adamlarıyla görüşen Zeyd bunlarda aradığını bulamayınca Dımaşk’a gitti. Belkā’da (yahut Hîre, Cezîre veya Musul’da) karşılaştığı bir rahip kendisine aradığı dinin artık mensubu kalmayan Hanîflik olduğunu, onu ihya edecek peygamberin Hicaz’da çok yakında ortaya çıkacağını söyledi.

Bunun üzerine geri dönen Zeyd dönüş yolunda bir rivayete göre Lahm kabilesinin topraklarından geçerken öldürüldü.

Birçok kaynakta, Zeyd’in bi‘setten beş yıl kadar önce Kâbe’nin tamir edildiği dönemde vefat ettiği kaydedilmekle birlikte Dımaşk’ta öldüğüne dair bilgiler de mevcuttur. (İbn Asâkir, XIX, 516)

Nitekim Dımaşk’tan dönünce dolaştığı yerlerde Hz. Peygamber’in zuhuru ve sıfatları hakkında öğrendiklerini başkalarına anlattığına dair rivayetler kendisinin Mekke’ye ulaştığını ve burada bir süre daha yaşadığını göstermektedir. (bk. İbn Sa‘d, I, 161-162; İbn Asâkir, XIX, 503-504; İbn Hacer, Fethu’l-bârî, XIV, 300)

Zeyd, Medineli Hanîf Ebû Kays Sayfî b. Eslet’le Mekke’de konuşmuş, Ebû Kays kendisine birçok yeri dolaştıktan sonra İbrâhim’in dinine bağlı kalmayı tercih ettiğini söylemiştir. (İbn Sa‘d, IV, 384)

Sünnet olan ve Kâbe’yi tavaf eden herkesin Câhiliye Arapları tarafından Hanîf kabul edildiği, Hz. İbrâhim’in şeriatına ait çok az şeyin bilindiği bir dönemde Zeyd, Câhiliye toplumunda yaygın olan birçok âdet ve uygulamadan uzak durur, zinaya (veya ribâya) karşı insanları uyarır, kız çocuklarının diri diri gömülmesini engellemeye çalışır, babaları tarafından gömülmek istenen kızların geçimini üstlenir, yetişkin hale gelinceye kadar onlara bakardı.

Zeyd’in oğlu Saîd, Hz. Ömer’le birlikte Resûl-i Ekrem’in yanına giderek, “Eğer babam size erişebilseydi iman ederdi, onun bağışlanmasını dileyebilir misiniz?” diye sormuş, Resûl-i Ekrem de, “Elbette onun için istiğfar ederim, o tek başına bir ümmet olarak haşredilecektir” cevabını vermiştir. (Müsned, I, 189-190; İbn İshak, s. 99-100)

Resûl-i Ekrem’in bu sözlerinden hareketle Zeyd ve onun gibi muvahhidler fetret ehlinden sayılmış, sahâbî kabul edilmedikleri halde bazı sahâbe tabakatlarında kendilerine yer verilmiştir. (bk. Diyanet İslam Ansiklopedisi, Zeyd b. Amr md.)Sorun şu. 2. Makalenin şu kısmında şu ifadeler var. “Câhiliye döneminde Kureyşliler, Büvâne isimli putun yanında yılda bir defa toplanır, ona kurban kesip hediyeler sunar, etrafında döner ve o günü bayram sayarlardı. Bu günlerden birinde dört kişi gizlice bir araya gelerek bu uygulamanın yanlışlığı hususunda görüş birliğine vardı ve yeni bir din arayışı maksadıyla bazı memleketleri dolaşmaya karar verdi. Bunlardan Varaka b. Nevfel ile Osman b. Huveyris Hıristiyanlığı kabul ederken Resûl-i Ekrem devrine kadar arayışını sürdüren Ubeydullah b. Cahş Müslüman olduktan sonra Habeşistan’a hicret etti, orada Hıristiyanlığa geçti ve Hıristiyan olarak öldü.

Zeyd b. Amr ise araştırmaları neticesinde Yahudiliği de Hıristiyanlığı da benimsemedi ve kendi ifadesiyle “İbrâhim’in rabbine” ibadet ederek yaşadı. Bu bakımdan Zeyd risâletten önce Mekke’de Hanîfliğin en önemli temsilcilerinden sayılır.

Zeyd b. Amr, bu süreçte farklı din mensuplarıyla görüşmek için Mekke’den ayrılmak istediğinde akrabalarının muhalefetiyle karşılaştı…..” vs.

Makalenin devamında Zeyd Bin Amr’ın bu tututumundan dolayı kavminin Zeyd’i dışladığı Mekke’ye girişini yasakladığı, Zeyd’in bu yüzden Hira dağında bir dönem yaşamaya mecbur kaldığı yazıyor. Hira dağıda bize yabancı gelmedi. Peygamber efendimizinde peygamberliğinden 5 yıl önce yani 35 yaşından 40 yaşına kadar hira mağarasına gittiğini günlerce eve gelmediğini biliyoruz. Rivayetlerde Peygamberimiz 35 yaşlarında iken Zeyd’in vefat ettiğini yani 606 yılında vefat ettiğini söylüyor. Bu ne kadar doğrudur ALLAH bilir. Eğer bu doğru değilse Zeyd o tarihte ölmediyse bir dönem Hira Dağın’da yaşayan Zeyd ile birlikte Peygamberimizin yaşamış olma ihtimali var mıdır? Çünkü Peygamberimizin Zeyd’den Hira dağında eğitim görmüş olabileceğini söyleyen bir kısım insan var. Sadece bu değil. Makalenin bu kısmında;
Câhiliye döneminde Kureyşliler, Büvâne isimli putun yanında yılda bir defa toplanır, ona kurban kesip hediyeler sunar, etrafında döner ve o günü bayram sayarlardı. Bu günlerden birinde dört kişi gizlice bir araya gelerek bu uygulamanın yanlışlığı hususunda görüş birliğine vardı ve yeni bir din arayışı maksadıyla bazı memleketleri dolaşmaya karar verdi.” Bu 4 kişiden biri Varaka Bin Nevfel’dir. Peygamberimizin ilk Eşi Hz.Hatice’nin amcası oğludur. Evliliklerinde başroldeki kişi olduğu söylenir. Dinler hakkında çok iyi bilgisi olan, dinler hakkında araştırmalar yapmak için seyahetler yapan Roma’ya kadar gitmiş bilgiler toplayan biri olduğu söylenir. Hatta hristiyan olmasına rağmen Hz İsa’yı ve Hz Meryem’i tanrı kabul etmez bu inanışı yanlış buluyormuş. Onlarında insan olduğunu savunuyormuş. Velhasılı kelam İslam kuran kişilerden biri olduğu söylenir. Hatta İslam’ı Varaka Bin Nevfel ile birlikte bir ekibin kurmuş olduğu söyleniyor. Varaka Bin Nevfel ise bu ekibin önemli bir parçası olduğu söyleniyor. Çünkü Peygamberimize Hira Mağarasında ilk vahiy geldikten sonra Hz.Hatice Peygamberimizi Vataka Bin Mevfele götürüyor. Varaka Bin Nevfel Peygamberimizin peygamber olduğunu söylüyor, doğruluyor. Fakat çok geçmeden 610 senesinde vefat ediyor. Ve o vefat ettikten sonra uzunca bir süre Vahyin kesildiği gelmediği söyleniyor. İlginçtir ki rivayetlerde Cahiliye döneminde yeni bir din arayışına giren bu 4 kişi’den en önemlilerinden biri Varaka Bin Nevfel’in tam Peygamberimize ilk peygamberlik geldiği zamanda yani 40 yaşında vefat ettiği söyleniyor. Ve yine ilginçtir ki Hira mağarası ile ilişkisi olan Zeyd Bin Amr’inde Peygamberimizin tam hira mağarasına gitmeye başladığı zamanda yani 35 yaşında Zeyd Bin Amr’in öldüğü söyleniyor. Bu iki kişinin ölüm zamanlarının Peygamberimiz ile ilgili önemli olayların olduğu zamanlarda olması gerçekten çok ilginçtir. Sanki bu iki kişinin Peygamberimiz ile bir ilişkisinin olmadığı inandırılmaya çalışılıyor. Bu iki kişinin ölüm tarihleri bu yüzden çok ilginçtir hatta doğru olmaya bilir. Peygamber’imizin arkasında bir komisyonun olduğu söyleniyor. Hatta bu komisyona mesela bu komisyona Hz.Ömer’in de sonradan katıldığını (veya en baştan vardı ama çaktırmıyordu, uyuyan ajan görevi görüyordu, böylece bir mucize şeklinde taraf değiştirebilecekti. öyle de oldu) düşünmek için geçerli ve yeterli delillere sahibiz:
...... Bu link’e bir göz atmanızı yazdıklarımı yayınlayıp, cevaplamaya çalışmanızı gerçekten çok isterim. Lütfen bu yazıları silmeyin ki üzerinde tartışılsın. Belki siz cevaplayamazsınız ama bir başkası cevaplayabilir.on metnin alt kısmında bir linki hatalı paylaşmışım. Hz.Ömer’in İslam’ı kurduğu iddia edilen komisyona üye olduğunu iddia edenlerin bunu düşünmelerine sebep olan olayın linki’de şudur.

CEVABEN
Muhammed kardeşim &quot;Kur&#039;an&#039;ın kaynağı nedir?&quot; başlıklı yazıda ve uzantı verilen diğer yazılar da, bu konular ele alındı.
 Kur&#039;an&#039;ı Hz Muhammed mi yazmıştı, Hazreti Ömer mi yazmıştır, haniflerden mi alınmıştır, Varaka&#039;dan mı alınmıştır ve diğer iddialar...
Ölüm tarihleri ise tamamen spekülasyon, kesin bilinemeyecek bilgiler hatta, komik iddialar...
Selam ile.

Aklıma takılan husus olayların tam Hz Muhammed peygamber olacakken gerceklesmesidir cevabınız nedir acaba veya kaynak verir misiniz şimdiden Allan razı olsun :)

CEVABEN
Daha ileri gidelim, Haşa hazreti Muhammed bunların ölmesini bekleyip sonra 40 yaşında peygamberliğini mi ilan etti? Yoksa, Haşa onları ortadan kaldırıp sonra onların fikirlerini kendi fikirleri diye mi ortaya attı?
Hz Hatice akrabasını öldüren birisi için ömrünü, malını feda edip, 12 yıl eşi ile işkence dolu bir hayat yaşadı. Dünyalık için bu kadar gözünü karartmış birisi tüm malı mülkü elinden alınmış, zaferi kazanacağına dair hiçbir delil olsa da yok iken &#039;gel sana mal para makam kadın verelim, bu davanı bırak&#039; teklifine neden &#039;hayır&#039; cevabını versin? Neden &#039;bir gün sen bizim putlarımıza ibadet et. Bir gün biz seninkine&#039; teklifini kabul etmesin? Peygamber olmadan önce bile &#039;muhammedül Emin&#039; olan; zengin olmadığı halde zenginlerin arasında olan; hılfulfudül; kabile reisi komutan zengin olmadığı halde birbirlerini öldürmek üzere kılıçların çekildiği ortamda olayı çözüp Kabe hakimliği yapan birisi mi onları öldürecek? Kendi amcasının cesedine bile işkence yapanları, vatanını terketmek zorunda bıraktıran işkenceci zalimleri Mekkeyi fethedince affeden birisi mi bunu yapacak? Korktuğunda kendisine gittiğini yazan tarih, bir kere bile ders aldığına neden yazmaz veya ölmeden kimse buna neden şahit olmaz? Mekkeli müşrikler böyle bir şey de böyle bir iddiada bulunmamıştır? Sorular böyle uzar gider... Aslında bu konuların delilleri ve cevapları &#039;Kur&#039;an&#039;ın kaynağı nedir, peygamberliğin delilleri, hazreti Muhammed neden çok hanımla evlenmiştir?, oryantalistler ve Hz Muhammed&#039; adlı yazılarımızda tek tek verilmiştir!

Tarihlerin bile kesin olmadığı ve o bilgilerin bile bizlere gelişinin  İslami kaynaklar olduğunu da unutmayalım.  Doğruluğu ispat edilemeyecek, delil olarak ise kaynaklığını İslami eserler, bilgilerden hareketle Peygamberimize suç İsnat etmek, tamamen hata arama, önyargı göstergeleridir.
 Peygamberimizin Vahyinin kaynağı olarak bir çok iddia ortaya atıldı, hiçbiri tutmadı Bu da onlardan birisi. tarihler subjektif; yorumlar öznel.
 &quot;Şu an farklı bir konuya ( ateizm,deizm) yoğunlaştığım için&quot; bu konuyla ilgili araştırma yapamayacağım ama,  onlarca iddianın yanında bu iddia çok basit, sıradan kalıyor. Siz ilk kez duyduğunuz için etkilenmiş olabilirsiniz ama daha birçok iddia var ve hepsi çürütüldü, cevaplandı! 
Tarihler üzerinden çok yüzeysel kaçan bu iddialar yerine yüzlerce senelik oryantalist iddialara cevap veren yazımızın adresini size verdik! daha derinlemesine ve zor olan bu iddialar bile cevaplandı, rahat olun.
Selamlar
Not:Sorular cevaplamak içindir sorulardan kaçmayız. Ama belli bir Silsile halinde sorulara cevap veriyorum.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ben elhamdulillah müslümanım. Ama kafama takılan sorular var. 1. Olarak Varaka Bin Nevfel.<br />
Varaka bin Nevfel (Arapça: ورقه بن نوفل بن أسد بن عبد العزي بن قصي القرشي), Muhammed’in eşi Hatice’nin kuzeniydi. Nasturi rahibi olan Varaka Mekke’nin rahibi ve vaiziydi. Tevrat ve İncil’i biliyordu ve bunları Arapçaya tercüme etmişti. Muhammed’in Hatice ile olan evliliğinde başkanlık etmişti. Genelde kabul görmüş klasik kaynaklarda Hatice’nin Muhammed’i ilk vahiyin ardından Varaka’ya durumu açıklaması için götürdüğü geçer. Varaka anlatılanları dinledikten sonra olayın bir vahiy olduğunu, Muhammed’e peygamberlik verildiğini ve eğer genç olsaydı onun destekçilerinden olmak istediğini belirtir.[1]</p>
<p>Muhammed bin Abdullah’ın ilk vahyini Varaka bin Nevfel’e açıklamasından kısa bir süre sonra Varaka bin Nevfel vefat etti. Bu olayın ardından vahiy 40 gün süreyle kesintiye uğramıştır. Bu dönem “İnkıta-ı Vahy” hadisesi olarak adlandırılır.[2][3].</p>
<p>Varaka bin Nevfel, İslam tarihindeki oldukça tartışmalı şahsiyetlerden biridir. Bilgili bir rahip ve vaiz olan Varaka, Tevrat, Zebur ve İncil’i de kapsayan Kitabı Mukaddes’e hakimdi. Zaman zaman Varaka’nın dinler tarihi konusunda İslam peygamberini eğittiği ve bu bilgilerin Kuran’a kaynak teşkil ettiği iddia edilir.[4] Gerek İslam alimleri, gerekse Kur’an’ın kendisi böyle bir iddiaya şiddetle karşı çıkmaktadır.[5]</p>
<p>Varaka bin Nevfel’in din adamlığı dışında şair yönü de vardır. Yazdığı bazı şiirler günümüze kadar ulaşmıştır.[6][7]2. Olarak kafama takılan kişi Zeyd Bin Amr. Oda şu durumdan ötürü;<br />
Zeyd b. Amr b. Nüfeyl el-Adevî el-Kureşî (ö. m. 606), Peygamber Efendimize peygamberlik verilmeden önce yaşamış Mekkeli Hanîfler’den biridir.<br />
Câhiliye döneminde Kureyşliler, Büvâne isimli putun yanında yılda bir defa toplanır, ona kurban kesip hediyeler sunar, etrafında döner ve o günü bayram sayarlardı. Bu günlerden birinde dört kişi gizlice bir araya gelerek bu uygulamanın yanlışlığı hususunda görüş birliğine vardı ve yeni bir din arayışı maksadıyla bazı memleketleri dolaşmaya karar verdi. Bunlardan Varaka b. Nevfel ile Osman b. Huveyris Hıristiyanlığı kabul ederken Resûl-i Ekrem devrine kadar arayışını sürdüren Ubeydullah b. Cahş Müslüman olduktan sonra Habeşistan’a hicret etti, orada Hıristiyanlığa geçti ve Hıristiyan olarak öldü.</p>
<p>Zeyd b. Amr ise araştırmaları neticesinde Yahudiliği de Hıristiyanlığı da benimsemedi ve kendi ifadesiyle “İbrâhim’in rabbine” ibadet ederek yaşadı. Bu bakımdan Zeyd risâletten önce Mekke’de Hanîfliğin en önemli temsilcilerinden sayılır.</p>
<p>Zeyd b. Amr, bu süreçte farklı din mensuplarıyla görüşmek için Mekke’den ayrılmak istediğinde akrabalarının muhalefetiyle karşılaştı. Karısı Safiyye bint Hadramî onun niyetini Hattâb’a bildirdi, o da kendisine mani oldu. Kabilesi tarafından dışlanan Zeyd bir dönem Hira dağında yaşamaya mecbur kaldı. Onun Mekkeli gençleri yanına çekmesinden endişelenen Hattâb bazı kişileri başına musallat ederek Mekke’ye girmesini engellediğinden Zeyd şehre gizlice girmeye çalışırdı. Mekke’ye girebildiği zamanlarda insanları uyarır, Kâbe’nin yanında onlarla konuşur,</p>
<p>Zeyd, İbrâhim’in dinine uyanlardan kendisi dışında kimsenin kalmadığını söyler ve şöyle dua ederdi: “Allahım! Şahit ol ki ben İbrâhim’in dinindenim” (Buhârî, Menakıbü’l-ensar, 24); “Ey Allahım, ey İbrâhim’in ilâhı, dinim İbrâhim’in dinidir” (Nesâî, Menâķıb, 13)</p>
<p>Bu dinin gereklerini tam bilemediğinden Kâbe’ye dönüp, “Allahım! Sana ibadet etmenin en iyi yolunu bilsem öyle ibadet ederdim, ne yazık ki bilmiyorum!” diye hayıflanır, elleri üzerine secde ederdi. Onun ayrıca belirli vakitlerde Kâbe’ye yönelerek namaza benzer bir ibadeti yerine getirdiği zikredilmektedir. (İbn Hacer, el-İsabe, I, 569-570)</p>
<p>Hak din yolunda Hayber ve Medine Yahudileriyle, Fedek, Eyle, Musul ve Cezîre taraflarındaki yahudi ve hıristiyan din adamlarıyla görüşen Zeyd bunlarda aradığını bulamayınca Dımaşk’a gitti. Belkā’da (yahut Hîre, Cezîre veya Musul’da) karşılaştığı bir rahip kendisine aradığı dinin artık mensubu kalmayan Hanîflik olduğunu, onu ihya edecek peygamberin Hicaz’da çok yakında ortaya çıkacağını söyledi.</p>
<p>Bunun üzerine geri dönen Zeyd dönüş yolunda bir rivayete göre Lahm kabilesinin topraklarından geçerken öldürüldü.</p>
<p>Birçok kaynakta, Zeyd’in bi‘setten beş yıl kadar önce Kâbe’nin tamir edildiği dönemde vefat ettiği kaydedilmekle birlikte Dımaşk’ta öldüğüne dair bilgiler de mevcuttur. (İbn Asâkir, XIX, 516)</p>
<p>Nitekim Dımaşk’tan dönünce dolaştığı yerlerde Hz. Peygamber’in zuhuru ve sıfatları hakkında öğrendiklerini başkalarına anlattığına dair rivayetler kendisinin Mekke’ye ulaştığını ve burada bir süre daha yaşadığını göstermektedir. (bk. İbn Sa‘d, I, 161-162; İbn Asâkir, XIX, 503-504; İbn Hacer, Fethu’l-bârî, XIV, 300)</p>
<p>Zeyd, Medineli Hanîf Ebû Kays Sayfî b. Eslet’le Mekke’de konuşmuş, Ebû Kays kendisine birçok yeri dolaştıktan sonra İbrâhim’in dinine bağlı kalmayı tercih ettiğini söylemiştir. (İbn Sa‘d, IV, 384)</p>
<p>Sünnet olan ve Kâbe’yi tavaf eden herkesin Câhiliye Arapları tarafından Hanîf kabul edildiği, Hz. İbrâhim’in şeriatına ait çok az şeyin bilindiği bir dönemde Zeyd, Câhiliye toplumunda yaygın olan birçok âdet ve uygulamadan uzak durur, zinaya (veya ribâya) karşı insanları uyarır, kız çocuklarının diri diri gömülmesini engellemeye çalışır, babaları tarafından gömülmek istenen kızların geçimini üstlenir, yetişkin hale gelinceye kadar onlara bakardı.</p>
<p>Zeyd’in oğlu Saîd, Hz. Ömer’le birlikte Resûl-i Ekrem’in yanına giderek, “Eğer babam size erişebilseydi iman ederdi, onun bağışlanmasını dileyebilir misiniz?” diye sormuş, Resûl-i Ekrem de, “Elbette onun için istiğfar ederim, o tek başına bir ümmet olarak haşredilecektir” cevabını vermiştir. (Müsned, I, 189-190; İbn İshak, s. 99-100)</p>
<p>Resûl-i Ekrem’in bu sözlerinden hareketle Zeyd ve onun gibi muvahhidler fetret ehlinden sayılmış, sahâbî kabul edilmedikleri halde bazı sahâbe tabakatlarında kendilerine yer verilmiştir. (bk. Diyanet İslam Ansiklopedisi, Zeyd b. Amr md.)Sorun şu. 2. Makalenin şu kısmında şu ifadeler var. “Câhiliye döneminde Kureyşliler, Büvâne isimli putun yanında yılda bir defa toplanır, ona kurban kesip hediyeler sunar, etrafında döner ve o günü bayram sayarlardı. Bu günlerden birinde dört kişi gizlice bir araya gelerek bu uygulamanın yanlışlığı hususunda görüş birliğine vardı ve yeni bir din arayışı maksadıyla bazı memleketleri dolaşmaya karar verdi. Bunlardan Varaka b. Nevfel ile Osman b. Huveyris Hıristiyanlığı kabul ederken Resûl-i Ekrem devrine kadar arayışını sürdüren Ubeydullah b. Cahş Müslüman olduktan sonra Habeşistan’a hicret etti, orada Hıristiyanlığa geçti ve Hıristiyan olarak öldü.</p>
<p>Zeyd b. Amr ise araştırmaları neticesinde Yahudiliği de Hıristiyanlığı da benimsemedi ve kendi ifadesiyle “İbrâhim’in rabbine” ibadet ederek yaşadı. Bu bakımdan Zeyd risâletten önce Mekke’de Hanîfliğin en önemli temsilcilerinden sayılır.</p>
<p>Zeyd b. Amr, bu süreçte farklı din mensuplarıyla görüşmek için Mekke’den ayrılmak istediğinde akrabalarının muhalefetiyle karşılaştı…..” vs.</p>
<p>Makalenin devamında Zeyd Bin Amr’ın bu tututumundan dolayı kavminin Zeyd’i dışladığı Mekke’ye girişini yasakladığı, Zeyd’in bu yüzden Hira dağında bir dönem yaşamaya mecbur kaldığı yazıyor. Hira dağıda bize yabancı gelmedi. Peygamber efendimizinde peygamberliğinden 5 yıl önce yani 35 yaşından 40 yaşına kadar hira mağarasına gittiğini günlerce eve gelmediğini biliyoruz. Rivayetlerde Peygamberimiz 35 yaşlarında iken Zeyd’in vefat ettiğini yani 606 yılında vefat ettiğini söylüyor. Bu ne kadar doğrudur ALLAH bilir. Eğer bu doğru değilse Zeyd o tarihte ölmediyse bir dönem Hira Dağın’da yaşayan Zeyd ile birlikte Peygamberimizin yaşamış olma ihtimali var mıdır? Çünkü Peygamberimizin Zeyd’den Hira dağında eğitim görmüş olabileceğini söyleyen bir kısım insan var. Sadece bu değil. Makalenin bu kısmında;<br />
Câhiliye döneminde Kureyşliler, Büvâne isimli putun yanında yılda bir defa toplanır, ona kurban kesip hediyeler sunar, etrafında döner ve o günü bayram sayarlardı. Bu günlerden birinde dört kişi gizlice bir araya gelerek bu uygulamanın yanlışlığı hususunda görüş birliğine vardı ve yeni bir din arayışı maksadıyla bazı memleketleri dolaşmaya karar verdi.” Bu 4 kişiden biri Varaka Bin Nevfel’dir. Peygamberimizin ilk Eşi Hz.Hatice’nin amcası oğludur. Evliliklerinde başroldeki kişi olduğu söylenir. Dinler hakkında çok iyi bilgisi olan, dinler hakkında araştırmalar yapmak için seyahetler yapan Roma’ya kadar gitmiş bilgiler toplayan biri olduğu söylenir. Hatta hristiyan olmasına rağmen Hz İsa’yı ve Hz Meryem’i tanrı kabul etmez bu inanışı yanlış buluyormuş. Onlarında insan olduğunu savunuyormuş. Velhasılı kelam İslam kuran kişilerden biri olduğu söylenir. Hatta İslam’ı Varaka Bin Nevfel ile birlikte bir ekibin kurmuş olduğu söyleniyor. Varaka Bin Nevfel ise bu ekibin önemli bir parçası olduğu söyleniyor. Çünkü Peygamberimize Hira Mağarasında ilk vahiy geldikten sonra Hz.Hatice Peygamberimizi Vataka Bin Mevfele götürüyor. Varaka Bin Nevfel Peygamberimizin peygamber olduğunu söylüyor, doğruluyor. Fakat çok geçmeden 610 senesinde vefat ediyor. Ve o vefat ettikten sonra uzunca bir süre Vahyin kesildiği gelmediği söyleniyor. İlginçtir ki rivayetlerde Cahiliye döneminde yeni bir din arayışına giren bu 4 kişi’den en önemlilerinden biri Varaka Bin Nevfel’in tam Peygamberimize ilk peygamberlik geldiği zamanda yani 40 yaşında vefat ettiği söyleniyor. Ve yine ilginçtir ki Hira mağarası ile ilişkisi olan Zeyd Bin Amr’inde Peygamberimizin tam hira mağarasına gitmeye başladığı zamanda yani 35 yaşında Zeyd Bin Amr’in öldüğü söyleniyor. Bu iki kişinin ölüm zamanlarının Peygamberimiz ile ilgili önemli olayların olduğu zamanlarda olması gerçekten çok ilginçtir. Sanki bu iki kişinin Peygamberimiz ile bir ilişkisinin olmadığı inandırılmaya çalışılıyor. Bu iki kişinin ölüm tarihleri bu yüzden çok ilginçtir hatta doğru olmaya bilir. Peygamber’imizin arkasında bir komisyonun olduğu söyleniyor. Hatta bu komisyona mesela bu komisyona Hz.Ömer’in de sonradan katıldığını (veya en baştan vardı ama çaktırmıyordu, uyuyan ajan görevi görüyordu, böylece bir mucize şeklinde taraf değiştirebilecekti. öyle de oldu) düşünmek için geçerli ve yeterli delillere sahibiz:<br />
&#8230;&#8230; Bu link’e bir göz atmanızı yazdıklarımı yayınlayıp, cevaplamaya çalışmanızı gerçekten çok isterim. Lütfen bu yazıları silmeyin ki üzerinde tartışılsın. Belki siz cevaplayamazsınız ama bir başkası cevaplayabilir.on metnin alt kısmında bir linki hatalı paylaşmışım. Hz.Ömer’in İslam’ı kurduğu iddia edilen komisyona üye olduğunu iddia edenlerin bunu düşünmelerine sebep olan olayın linki’de şudur.</p>
<p>CEVABEN<br />
Muhammed kardeşim &#8220;Kur&#8217;an&#8217;ın kaynağı nedir?&#8221; başlıklı yazıda ve uzantı verilen diğer yazılar da, bu konular ele alındı.<br />
 Kur&#8217;an&#8217;ı Hz Muhammed mi yazmıştı, Hazreti Ömer mi yazmıştır, haniflerden mi alınmıştır, Varaka&#8217;dan mı alınmıştır ve diğer iddialar&#8230;<br />
Ölüm tarihleri ise tamamen spekülasyon, kesin bilinemeyecek bilgiler hatta, komik iddialar&#8230;<br />
Selam ile.</p>
<p>Aklıma takılan husus olayların tam Hz Muhammed peygamber olacakken gerceklesmesidir cevabınız nedir acaba veya kaynak verir misiniz şimdiden Allan razı olsun 🙂</p>
<p>CEVABEN<br />
Daha ileri gidelim, Haşa hazreti Muhammed bunların ölmesini bekleyip sonra 40 yaşında peygamberliğini mi ilan etti? Yoksa, Haşa onları ortadan kaldırıp sonra onların fikirlerini kendi fikirleri diye mi ortaya attı?<br />
Hz Hatice akrabasını öldüren birisi için ömrünü, malını feda edip, 12 yıl eşi ile işkence dolu bir hayat yaşadı. Dünyalık için bu kadar gözünü karartmış birisi tüm malı mülkü elinden alınmış, zaferi kazanacağına dair hiçbir delil olsa da yok iken &#8216;gel sana mal para makam kadın verelim, bu davanı bırak&#8217; teklifine neden &#8216;hayır&#8217; cevabını versin? Neden &#8216;bir gün sen bizim putlarımıza ibadet et. Bir gün biz seninkine&#8217; teklifini kabul etmesin? Peygamber olmadan önce bile &#8216;muhammedül Emin&#8217; olan; zengin olmadığı halde zenginlerin arasında olan; hılfulfudül; kabile reisi komutan zengin olmadığı halde birbirlerini öldürmek üzere kılıçların çekildiği ortamda olayı çözüp Kabe hakimliği yapan birisi mi onları öldürecek? Kendi amcasının cesedine bile işkence yapanları, vatanını terketmek zorunda bıraktıran işkenceci zalimleri Mekkeyi fethedince affeden birisi mi bunu yapacak? Korktuğunda kendisine gittiğini yazan tarih, bir kere bile ders aldığına neden yazmaz veya ölmeden kimse buna neden şahit olmaz? Mekkeli müşrikler böyle bir şey de böyle bir iddiada bulunmamıştır? Sorular böyle uzar gider&#8230; Aslında bu konuların delilleri ve cevapları &#8216;Kur&#8217;an&#8217;ın kaynağı nedir, peygamberliğin delilleri, hazreti Muhammed neden çok hanımla evlenmiştir?, oryantalistler ve Hz Muhammed&#8217; adlı yazılarımızda tek tek verilmiştir!</p>
<p>Tarihlerin bile kesin olmadığı ve o bilgilerin bile bizlere gelişinin  İslami kaynaklar olduğunu da unutmayalım.  Doğruluğu ispat edilemeyecek, delil olarak ise kaynaklığını İslami eserler, bilgilerden hareketle Peygamberimize suç İsnat etmek, tamamen hata arama, önyargı göstergeleridir.<br />
 Peygamberimizin Vahyinin kaynağı olarak bir çok iddia ortaya atıldı, hiçbiri tutmadı Bu da onlardan birisi. tarihler subjektif; yorumlar öznel.<br />
 &#8220;Şu an farklı bir konuya ( ateizm,deizm) yoğunlaştığım için&#8221; bu konuyla ilgili araştırma yapamayacağım ama,  onlarca iddianın yanında bu iddia çok basit, sıradan kalıyor. Siz ilk kez duyduğunuz için etkilenmiş olabilirsiniz ama daha birçok iddia var ve hepsi çürütüldü, cevaplandı!<br />
Tarihler üzerinden çok yüzeysel kaçan bu iddialar yerine yüzlerce senelik oryantalist iddialara cevap veren yazımızın adresini size verdik! daha derinlemesine ve zor olan bu iddialar bile cevaplandı, rahat olun.<br />
Selamlar<br />
Not:Sorular cevaplamak içindir sorulardan kaçmayız. Ama belli bir Silsile halinde sorulara cevap veriyorum.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
	</channel>
</rss>
