<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
	>
<channel>
	<title>
	Ateistlere cevaplar yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://islamicevaplar.com/ateistlere-cevaplar-2.html/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://islamicevaplar.com/ateistlere-cevaplar-2.html</link>
	<description>Ateist, Deist, Agnostik, Misyoner, Oryantalistlere Cevaplar</description>
	<lastBuildDate>Tue, 08 Jul 2025 15:11:17 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>
	<item>
		<title>
		Yazar: oqtaysukurov316@gmail.com		</title>
		<link>https://islamicevaplar.com/ateistlere-cevaplar-2.html#comment-153972</link>

		<dc:creator><![CDATA[oqtaysukurov316@gmail.com]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Oct 2024 09:58:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://islamicevaplar.com/?p=5131#comment-153972</guid>

					<description><![CDATA[Peygamber efendimizin 40 yaşına kadar adının aslında Abu’l Qasım (Kasım) olduğunu, diğer dinlerde kutsal sayılan Muhammed ismini kendine verdiğini ve İslam tarihinin geriye dönük yazıldığını söylüyorlar.

Bu iddia, klasik oryantalist iddianın tekrarıdır. Bu konuda, ‘Oryantalist Leone Caetani’nin İslam Tarihi’ne reddiye’ adlı yazıya bakılabilir.

Abi bu konuyu nerden bulabilirim?

CEVABEN
Selam Oktay kardeşim
https://islamicevaplar.com/kuranin-kaynagi-nedir.html  adresinde, &quot;Öncelikle oryantalistler ve onların fikirlerinin ardına takılan ateistler Hz Muhammed’in adı, soyu ve hatta varlığı; yaşayıp yaşamadığını sorgulamışlardır. Sıra ile iddia ve cevaplara bakalım&quot; başlıklı yazı altındaki cevaplara bakabilirsiniz. 
selam ile]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Peygamber efendimizin 40 yaşına kadar adının aslında Abu’l Qasım (Kasım) olduğunu, diğer dinlerde kutsal sayılan Muhammed ismini kendine verdiğini ve İslam tarihinin geriye dönük yazıldığını söylüyorlar.</p>
<p>Bu iddia, klasik oryantalist iddianın tekrarıdır. Bu konuda, ‘Oryantalist Leone Caetani’nin İslam Tarihi’ne reddiye’ adlı yazıya bakılabilir.</p>
<p>Abi bu konuyu nerden bulabilirim?</p>
<p>CEVABEN<br />
Selam Oktay kardeşim<br />
<a href="https://islamicevaplar.com/kuranin-kaynagi-nedir.html" rel="ugc">https://islamicevaplar.com/kuranin-kaynagi-nedir.html</a>  adresinde, &#8220;Öncelikle oryantalistler ve onların fikirlerinin ardına takılan ateistler Hz Muhammed’in adı, soyu ve hatta varlığı; yaşayıp yaşamadığını sorgulamışlardır. Sıra ile iddia ve cevaplara bakalım&#8221; başlıklı yazı altındaki cevaplara bakabilirsiniz.<br />
selam ile</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: EBUHARRAS		</title>
		<link>https://islamicevaplar.com/ateistlere-cevaplar-2.html#comment-151037</link>

		<dc:creator><![CDATA[EBUHARRAS]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jan 2024 12:17:28 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://islamicevaplar.com/?p=5131#comment-151037</guid>

					<description><![CDATA[Adem Peygamber Değildir, Tek Kişi De Değildir, Ensest Çoğalma Da Asla Olmamıştır
Dedik ki: Hepiniz cennetten inin! Eğer benden size bir hidayet gelir de her kim hidayetime tâbi olursa onlar için herhangi bir korku yoktur ve onlar üzüntü çekmezler.BAKARA 38 
Dedi ki: Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan (cennetten) inin! Artık benden size hidayet geldiğinde, kim benim hidayetime uyarsa o sapmaz ve bedbaht olmaz. TAHA 123
Ey Ademoğulları, kendi içinizden âyetlerimi anlatan elçiler geldiğinde, kim korkar ve durumu düzeltirse, onlara hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir ARAF35. 

  Bize peygamber geleli de çok olduğuna göre yukarıdaki Ayetlerde hitap ettiği  &quot;Ademoğulları&quot;nın bizler olmadığımızı anlamak zor olmasa gerek..değil mi.. Cennetten henüz kovulmuşlar , ve peygamberleri de yok ve 1 kişi de değiller...! Kurtuluş için Peygamber geldiğinde ona uymaları gerektiği ile uyarılan bir kavim var cennetten kovulan..!

Diğer ayetlere göz atalım..

     İnsanlar bir tek ümmet idi. &quot;Sonra&quot;  Allah, müjdeleyici ve uyarıcı olarak peygamberleri gönderdi. İnsanlar arasında, anlaşmazlığa düştükleri hususlarda hüküm vermeleri için, onlarla beraber hak yolu gösteren kitapları da gönderdi. Ancak kendilerine kitap verilenler, apaçık deliller geldikten sonra, aralarındaki kıskançlıktan ötürü dinde anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenlere, üzerinde ihtilafa düştükleri gerçeği izniyle gösterdi. Allah dilediğini doğru yola iletir. MAİDE 48 Ne zaman Peygamber göndermiş ? &quot;Sonra&quot;..
  İlk yaratılan Kavim bir süre peygambersiz ve kitapsız devam ettikten Sonra peygamber gönderiliyor Yani Maide 48 ayeti yukarıdaki Bakara 38 ve Araf 35 i desteklemektedir. 

  Başka delil mi lazım ,buyrun o halde..

Andolsun sizi yarattık, sonra size şekil verdik, sonra da meleklere, Âdem&#039;e secde edin! diye emrettik. İblis&#039;in dışındakiler secde ettiler. O secde edenlerden olmadı.  Araf 11..

    Ne diyor ayet.. Sizi (çoğul) yarattık..bir kavim yaratılmış. Sonra şekil verilmiş , Sonra Adem adındaki bu kavime secde edin denilmiş. 

Daha başka delil mi lazım , Buyrun..

Kıyamet gününde, biz bundan habersizdik demeyesiniz diye Rabbin Âdem oğullarından, onların soylarını hariç (dışta) tutarak , onları kendilerine şahit etti ve dedi ki: Ben sizin Rabbiniz değil miyim? (Onlar da), Evet (buna) şâhit olduk, dediler.  ARAF 172

Andolsun biz, daha önce de Âdem&#039;e ahit vermiştik. Ne var ki o, (ahdi) unuttu. Onda azim de bulmadık.  TAHA 115

   Kendilerini kendilerine şahit tutup Ahit aldığı Adem oğulları bizler değiliz...ilk yaratılan Adem adındaki kavim.

Adem kavimdir, Peygamber değildir, Çoğalma da asla ensest olmamıştır !!

selamlar.

CEVABEN
A. SELAM KARDEŞİM.
O yorumları biliyorum ama ben klasik yorumu kabul ediyorum. Bu konuyu da sitede kendi bilgimiz ölçüsünde açıkladık.
Muhabbet, selam ile

**

S.Aleyküm Muhammed kardeşim,,Kehf 60-64 arası için doğru meal nedir ?

CEVABEN
A. selam kardeşim.
Ben diyanetin mealini kabul ediyorum bu konuda!
selametle]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Adem Peygamber Değildir, Tek Kişi De Değildir, Ensest Çoğalma Da Asla Olmamıştır<br />
Dedik ki: Hepiniz cennetten inin! Eğer benden size bir hidayet gelir de her kim hidayetime tâbi olursa onlar için herhangi bir korku yoktur ve onlar üzüntü çekmezler.BAKARA 38<br />
Dedi ki: Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan (cennetten) inin! Artık benden size hidayet geldiğinde, kim benim hidayetime uyarsa o sapmaz ve bedbaht olmaz. TAHA 123<br />
Ey Ademoğulları, kendi içinizden âyetlerimi anlatan elçiler geldiğinde, kim korkar ve durumu düzeltirse, onlara hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir ARAF35. </p>
<p>  Bize peygamber geleli de çok olduğuna göre yukarıdaki Ayetlerde hitap ettiği  &#8220;Ademoğulları&#8221;nın bizler olmadığımızı anlamak zor olmasa gerek..değil mi.. Cennetten henüz kovulmuşlar , ve peygamberleri de yok ve 1 kişi de değiller&#8230;! Kurtuluş için Peygamber geldiğinde ona uymaları gerektiği ile uyarılan bir kavim var cennetten kovulan..!</p>
<p>Diğer ayetlere göz atalım..</p>
<p>     İnsanlar bir tek ümmet idi. &#8220;Sonra&#8221;  Allah, müjdeleyici ve uyarıcı olarak peygamberleri gönderdi. İnsanlar arasında, anlaşmazlığa düştükleri hususlarda hüküm vermeleri için, onlarla beraber hak yolu gösteren kitapları da gönderdi. Ancak kendilerine kitap verilenler, apaçık deliller geldikten sonra, aralarındaki kıskançlıktan ötürü dinde anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenlere, üzerinde ihtilafa düştükleri gerçeği izniyle gösterdi. Allah dilediğini doğru yola iletir. MAİDE 48 Ne zaman Peygamber göndermiş ? &#8220;Sonra&#8221;..<br />
  İlk yaratılan Kavim bir süre peygambersiz ve kitapsız devam ettikten Sonra peygamber gönderiliyor Yani Maide 48 ayeti yukarıdaki Bakara 38 ve Araf 35 i desteklemektedir. </p>
<p>  Başka delil mi lazım ,buyrun o halde..</p>
<p>Andolsun sizi yarattık, sonra size şekil verdik, sonra da meleklere, Âdem&#8217;e secde edin! diye emrettik. İblis&#8217;in dışındakiler secde ettiler. O secde edenlerden olmadı.  Araf 11..</p>
<p>    Ne diyor ayet.. Sizi (çoğul) yarattık..bir kavim yaratılmış. Sonra şekil verilmiş , Sonra Adem adındaki bu kavime secde edin denilmiş. </p>
<p>Daha başka delil mi lazım , Buyrun..</p>
<p>Kıyamet gününde, biz bundan habersizdik demeyesiniz diye Rabbin Âdem oğullarından, onların soylarını hariç (dışta) tutarak , onları kendilerine şahit etti ve dedi ki: Ben sizin Rabbiniz değil miyim? (Onlar da), Evet (buna) şâhit olduk, dediler.  ARAF 172</p>
<p>Andolsun biz, daha önce de Âdem&#8217;e ahit vermiştik. Ne var ki o, (ahdi) unuttu. Onda azim de bulmadık.  TAHA 115</p>
<p>   Kendilerini kendilerine şahit tutup Ahit aldığı Adem oğulları bizler değiliz&#8230;ilk yaratılan Adem adındaki kavim.</p>
<p>Adem kavimdir, Peygamber değildir, Çoğalma da asla ensest olmamıştır !!</p>
<p>selamlar.</p>
<p>CEVABEN<br />
A. SELAM KARDEŞİM.<br />
O yorumları biliyorum ama ben klasik yorumu kabul ediyorum. Bu konuyu da sitede kendi bilgimiz ölçüsünde açıkladık.<br />
Muhabbet, selam ile</p>
<p>**</p>
<p>S.Aleyküm Muhammed kardeşim,,Kehf 60-64 arası için doğru meal nedir ?</p>
<p>CEVABEN<br />
A. selam kardeşim.<br />
Ben diyanetin mealini kabul ediyorum bu konuda!<br />
selametle</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: soner günel		</title>
		<link>https://islamicevaplar.com/ateistlere-cevaplar-2.html#comment-30357</link>

		<dc:creator><![CDATA[soner günel]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Jun 2019 12:27:40 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://islamicevaplar.com/?p=5131#comment-30357</guid>

					<description><![CDATA[Rahman 19-22: “ iki denizi salıverdi birbirine kavuşuyorlar.  Fakat aralarında bir engel vardır, birbirlerine geçip karışmıyorlar. İkisinden de inci ve mercan çıkar.“ SİZ demişsiniz ki burada tatlı sudan tuzlu sudan bahsetmiyor,dolayısı ile inci mercanın hangi suda yetiştiğini de demiyor...BAKIN aralarında bir engel vardır birbirlerine geçip karışmıyor diyor.ARALARINDA engel olup karışmayan su hangi sulardır..diğer ayette bahsettiği tatlı ve tuzlu sulardır..bunu anlamıyor musunuz? ve ardından da her ikisinden de inci mercan çıkar diyor..siz hala tatlı tuzlu su demiyor diyorsunuz..yahu aralarında engel olup karışmayan su hangi su?tatlı tuzlu demesine ne gerek var..

SELAM SONER ARKADAŞ,
Sakin olun ... :)
Biz bu yorumu kabul ediyoruz!
Ama yazının ikinci paragrafında bir uzantıdan bahsediyoruz; eğer bu iki ayet birbiri ile tefsir edilirse de bilime aykırı bir durum söz konusu değil! Devamını okuyun. 
Hatırlatma için teşekkürler!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Rahman 19-22: “ iki denizi salıverdi birbirine kavuşuyorlar.  Fakat aralarında bir engel vardır, birbirlerine geçip karışmıyorlar. İkisinden de inci ve mercan çıkar.“ SİZ demişsiniz ki burada tatlı sudan tuzlu sudan bahsetmiyor,dolayısı ile inci mercanın hangi suda yetiştiğini de demiyor&#8230;BAKIN aralarında bir engel vardır birbirlerine geçip karışmıyor diyor.ARALARINDA engel olup karışmayan su hangi sulardır..diğer ayette bahsettiği tatlı ve tuzlu sulardır..bunu anlamıyor musunuz? ve ardından da her ikisinden de inci mercan çıkar diyor..siz hala tatlı tuzlu su demiyor diyorsunuz..yahu aralarında engel olup karışmayan su hangi su?tatlı tuzlu demesine ne gerek var..</p>
<p>SELAM SONER ARKADAŞ,<br />
Sakin olun &#8230; 🙂<br />
Biz bu yorumu kabul ediyoruz!<br />
Ama yazının ikinci paragrafında bir uzantıdan bahsediyoruz; eğer bu iki ayet birbiri ile tefsir edilirse de bilime aykırı bir durum söz konusu değil! Devamını okuyun.<br />
Hatırlatma için teşekkürler!</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: muhammed		</title>
		<link>https://islamicevaplar.com/ateistlere-cevaplar-2.html#comment-24122</link>

		<dc:creator><![CDATA[muhammed]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Oct 2016 17:50:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://islamicevaplar.com/?p=5131#comment-24122</guid>

					<description><![CDATA[Acizane bana göre Ahzab-50 ve 51.ayetlerle ilgili tüm mealler ve hatta tefsirler hatalıdır,doğru meal ve açıklaması ise aşağıdaki gibidir.

يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِنَّا أَحْلَلْنَا لَكَ أَزْوَاجَكَ اللَّاتِي آتَيْتَ أُجُورَهُنَّ وَمَا مَلَكَتْ يَمِينُكَ مِمَّا أَفَاء اللَّهُ عَلَيْكَ وَبَنَاتِ عَمِّكَ وَبَنَاتِ عَمَّاتِكَ وَبَنَاتِ خَالِكَ وَبَنَاتِ خَالَاتِكَ اللَّاتِي هَاجَرْنَ مَعَكَ………..)

AHZAB-50.AYETİN DOĞRU MEALİ !

50-Ey Peygamber! Biz,mehirlerini vermiş bulunduğun eşlerini; sağ elinin altında (himayende) bulunanlardan Allah’ın sana (himayelerini) verdiği kimse(siz)leri; seninle birlikte (Mekke den Medine’ye) göç etmiş (bulunduğundan dolayı yalnız ve kimsesiz kalan) amca ve hala kızlarını,dayı ve teyze kızlarını; ve (evlendirilmesi hususunda) kendini (koşulsuz) Peygamber&#039;e sunan ve peygamberin de kendisini evlendirmek istediği mü&#039;min bir kadını-ki bu yalnızca sana hastır,diğer mü&#039;minler için değildir-(işte bütün bunları himayende tutmanı) sana helal kıldık/bunlarla ilgili sorunları çözdük.Doğrusu biz, eşleri ve ellerinin altında (himayelerinde) bulunan kimseler hakkında üzerlerine yüklediğimiz sorumlulukları bildirmiştik ki (mesajlarımızı tebliğ edip anlatmaktan) güç bir duruma düşmeyesin.Zaten Allah sonsuz bağışlayan ve merhamet edendir.  (Ahzab-50)

1-Bu ayetin cinsellik ve özellikle bu derecedeki akraba evlilikleriyle bir ilgisi bulunmuyor.Zira Hz.peygamber Medine’ye hicret ederken bu derecedeki akraba kadınlarından hicret edenler de etmeyenler de olmuştu,işte kendisiyle hicret  edenler  yalnız ve kimsesiz kaldıklarından hz. peygamber onları kendi himaye ve sorumluluğu altına alıyor,Mekke de kalıp hicret etmeyenlerin ise hz.peygamberin onları sorumluluk ve himayesi altına alması mümkün olmuyor.Bu nedenle ayette’’ sadece seninle birlekte hicret edenler…..’’ deniliyor.

2-‘’….Biz mehirlerini vermiş bulunduğun eşlerini SANA HELAL KILDIK..) ifadesiyle bunlarla nikah yapılmanın helal olduğunu demek ne kadar mantıklı olur? Zaten bunlar hz.peygamberli evli bulunan eşlerdir,yani zaten nikahi altındadırlar,yoksa bunlarla yeni bir nikah mı tazelenecek? Böyle bir durum sözkonusu olamaz!

3-Eğer bu ayete bunlarla hz.peygamberin ilişkiye girmesinin helal olduğuna vurgu yapılıyorsa,وَبَنَاتِ عَمِّكَ وَبَنَاتِ عَمَّاتِكَ وَبَنَاتِ خَالِكَ وَبَنَاتِ خَالَاتِكَ اللَّاتِي هَاجَرْنَ مَعَكَ) 
gibi burada geçen bu akraba kadınları ayetin başındaki (أَزْوَاجَكَ kelimesine atıf yapılmaları mümkün olabilir mi? 
Yani bunlar (أَزْوَاجَكَ ) kelimesine matuftur dediğimizde bu defa hz.peygamberin bunlarla nikahsız ilişkiye girmesinin de tıpkı mehirleri vermiş olduğu eşler gibi haşa helal olduğunun anlamı çıkıyor ki,bu da asla mümkün değildir. Demek ki,50.ayete ne bunlarla evliliğin,ne de ilişkiye girilmesinin helal olduğuna vurgu yapılıyor.

Bu nedenle (إِنَّا أَحْلَلْنَا لَكَ)‘’İnna ahlelna leke…’’nin anlamı;
‘’ Biz bunların himayesini,velayetlerini sana ait yaptık,bu şekilde bunların sorunu çözdük…’’ anlamındadır. ( الله اعلم ) 

4-Ayete geçen ‘’وامرأة مؤمنة ان وهبت نفسها للنبي واراد النبي اى يستنكحها‘’şeklindeki cümlenin anlamı ise şöyledir. 

‘’ Şayet bir kadın kendisini herhangi biriyle koşullsuz evlendirmek için peygamberi veli ve yetkili kılarsa ve peygamber de onu evlendirmek isterse…’’ 

AHZAB-51.ayetin doğru meali:

51-Onlardan(tazminatlarını ödemek ve mağdur etmemek şartıyla) istediğini bırakabilir/ boşayabilirsin,istediğini de yanında tutabilirsin (talaki reci ile )bırakmış olduklarından da arzu ettiğini (tekrar nikahına) almanda sana bir vebal yoktur.Bu,onların gözlerinin aydın olması, üzülmemeleri ve kendilerine verdiğin şeylere razı olmaları için daha elverişlidir.Allah, kalblerimizde olanı bilir.Ve Allah (her şeyi) bililen,Halim olandır. (Ahzab-51)

İşte Ahzab-28-29.ayetlerde hz.peygamberin hanımlarına onunla birlikte kalmak veya ayrılmak şıklarından birini seçmeleri teklif edilmiş,onlar da hz.peygamberle birlikte kalmayı tercih etmişlerdi. Ahzab-51.ayette de karşılıklı olarak aynı seçim hakkı hz.peygambere verilmiş,o da mevcut hanımlarından ayrılmamayı uygun görmüştür.          
Yani Ahzab-28-29 ve 51.ayetlerde hz.peygamber ve eşleri için verilen bu örnekle,birlikte kalmak istemeyen evli çiftlerinin de,birbirlerinden ayrılma hakkına sahip olduğuna dair bir hüküm de verilmiştir,

İşte burada hz.peygambere tanınmış bir ayrıcalık sözkonusu değildir.Zira ne bir kadın kendini peygambere hibe ediyor,ne de hz.peygamber dilediği şekilde  eşlerine gidebilir.Yani Ahzab-51.ayet, hz.peygamberin dilediği şekilde eşleri arasında muamelede bulunabileceğine  değil,belki onları mağdur etmeden tazminatlarını vermek şartııyla boşanmak isteyenleri  boşayabilir,arzu etmeleri halinde yine onları tekrar talakı reci ile nikahı altına alabilecğine vurgu yapıyor.

(تفسير البغوي )  وقال ابن عباس : تطلق من تشاء منهن وتمسك من تشاء ) .
 وحدثنا عبد الله بن محمد بن إسحاق قال : حدثنا الحسن بن أبي الربيع قال : أخبرنا عبد الرزاق عن معمر عن الزهري في قوله تعالى : ترجي من تشاء منهن قال : ( كان ذلك حين أنزل الله أن يخيرهن) )   (أحكام القرآن للجصاص )

Hem İbni Abbas’in rivayetini nakleden (Tefsirül Bağavi,) hem de (Ehkamül Kur’an lil Cessas)  isimli tefsirde yukarıdaki metinde 51.ayet aynen bu şekilde anlatılıyor.

Selam ve dua ile,Allah’a emanet olun!



WE ALEYKUM SELAM, ALLAH RAZI OLSUN!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Acizane bana göre Ahzab-50 ve 51.ayetlerle ilgili tüm mealler ve hatta tefsirler hatalıdır,doğru meal ve açıklaması ise aşağıdaki gibidir.</p>
<p>يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِنَّا أَحْلَلْنَا لَكَ أَزْوَاجَكَ اللَّاتِي آتَيْتَ أُجُورَهُنَّ وَمَا مَلَكَتْ يَمِينُكَ مِمَّا أَفَاء اللَّهُ عَلَيْكَ وَبَنَاتِ عَمِّكَ وَبَنَاتِ عَمَّاتِكَ وَبَنَاتِ خَالِكَ وَبَنَاتِ خَالَاتِكَ اللَّاتِي هَاجَرْنَ مَعَكَ………..)</p>
<p>AHZAB-50.AYETİN DOĞRU MEALİ !</p>
<p>50-Ey Peygamber! Biz,mehirlerini vermiş bulunduğun eşlerini; sağ elinin altında (himayende) bulunanlardan Allah’ın sana (himayelerini) verdiği kimse(siz)leri; seninle birlikte (Mekke den Medine’ye) göç etmiş (bulunduğundan dolayı yalnız ve kimsesiz kalan) amca ve hala kızlarını,dayı ve teyze kızlarını; ve (evlendirilmesi hususunda) kendini (koşulsuz) Peygamber&#8217;e sunan ve peygamberin de kendisini evlendirmek istediği mü&#8217;min bir kadını-ki bu yalnızca sana hastır,diğer mü&#8217;minler için değildir-(işte bütün bunları himayende tutmanı) sana helal kıldık/bunlarla ilgili sorunları çözdük.Doğrusu biz, eşleri ve ellerinin altında (himayelerinde) bulunan kimseler hakkında üzerlerine yüklediğimiz sorumlulukları bildirmiştik ki (mesajlarımızı tebliğ edip anlatmaktan) güç bir duruma düşmeyesin.Zaten Allah sonsuz bağışlayan ve merhamet edendir.  (Ahzab-50)</p>
<p>1-Bu ayetin cinsellik ve özellikle bu derecedeki akraba evlilikleriyle bir ilgisi bulunmuyor.Zira Hz.peygamber Medine’ye hicret ederken bu derecedeki akraba kadınlarından hicret edenler de etmeyenler de olmuştu,işte kendisiyle hicret  edenler  yalnız ve kimsesiz kaldıklarından hz. peygamber onları kendi himaye ve sorumluluğu altına alıyor,Mekke de kalıp hicret etmeyenlerin ise hz.peygamberin onları sorumluluk ve himayesi altına alması mümkün olmuyor.Bu nedenle ayette’’ sadece seninle birlekte hicret edenler…..’’ deniliyor.</p>
<p>2-‘’….Biz mehirlerini vermiş bulunduğun eşlerini SANA HELAL KILDIK..) ifadesiyle bunlarla nikah yapılmanın helal olduğunu demek ne kadar mantıklı olur? Zaten bunlar hz.peygamberli evli bulunan eşlerdir,yani zaten nikahi altındadırlar,yoksa bunlarla yeni bir nikah mı tazelenecek? Böyle bir durum sözkonusu olamaz!</p>
<p>3-Eğer bu ayete bunlarla hz.peygamberin ilişkiye girmesinin helal olduğuna vurgu yapılıyorsa,وَبَنَاتِ عَمِّكَ وَبَنَاتِ عَمَّاتِكَ وَبَنَاتِ خَالِكَ وَبَنَاتِ خَالَاتِكَ اللَّاتِي هَاجَرْنَ مَعَكَ)<br />
gibi burada geçen bu akraba kadınları ayetin başındaki (أَزْوَاجَكَ kelimesine atıf yapılmaları mümkün olabilir mi?<br />
Yani bunlar (أَزْوَاجَكَ ) kelimesine matuftur dediğimizde bu defa hz.peygamberin bunlarla nikahsız ilişkiye girmesinin de tıpkı mehirleri vermiş olduğu eşler gibi haşa helal olduğunun anlamı çıkıyor ki,bu da asla mümkün değildir. Demek ki,50.ayete ne bunlarla evliliğin,ne de ilişkiye girilmesinin helal olduğuna vurgu yapılıyor.</p>
<p>Bu nedenle (إِنَّا أَحْلَلْنَا لَكَ)‘’İnna ahlelna leke…’’nin anlamı;<br />
‘’ Biz bunların himayesini,velayetlerini sana ait yaptık,bu şekilde bunların sorunu çözdük…’’ anlamındadır. ( الله اعلم ) </p>
<p>4-Ayete geçen ‘’وامرأة مؤمنة ان وهبت نفسها للنبي واراد النبي اى يستنكحها‘’şeklindeki cümlenin anlamı ise şöyledir. </p>
<p>‘’ Şayet bir kadın kendisini herhangi biriyle koşullsuz evlendirmek için peygamberi veli ve yetkili kılarsa ve peygamber de onu evlendirmek isterse…’’ </p>
<p>AHZAB-51.ayetin doğru meali:</p>
<p>51-Onlardan(tazminatlarını ödemek ve mağdur etmemek şartıyla) istediğini bırakabilir/ boşayabilirsin,istediğini de yanında tutabilirsin (talaki reci ile )bırakmış olduklarından da arzu ettiğini (tekrar nikahına) almanda sana bir vebal yoktur.Bu,onların gözlerinin aydın olması, üzülmemeleri ve kendilerine verdiğin şeylere razı olmaları için daha elverişlidir.Allah, kalblerimizde olanı bilir.Ve Allah (her şeyi) bililen,Halim olandır. (Ahzab-51)</p>
<p>İşte Ahzab-28-29.ayetlerde hz.peygamberin hanımlarına onunla birlikte kalmak veya ayrılmak şıklarından birini seçmeleri teklif edilmiş,onlar da hz.peygamberle birlikte kalmayı tercih etmişlerdi. Ahzab-51.ayette de karşılıklı olarak aynı seçim hakkı hz.peygambere verilmiş,o da mevcut hanımlarından ayrılmamayı uygun görmüştür.<br />
Yani Ahzab-28-29 ve 51.ayetlerde hz.peygamber ve eşleri için verilen bu örnekle,birlikte kalmak istemeyen evli çiftlerinin de,birbirlerinden ayrılma hakkına sahip olduğuna dair bir hüküm de verilmiştir,</p>
<p>İşte burada hz.peygambere tanınmış bir ayrıcalık sözkonusu değildir.Zira ne bir kadın kendini peygambere hibe ediyor,ne de hz.peygamber dilediği şekilde  eşlerine gidebilir.Yani Ahzab-51.ayet, hz.peygamberin dilediği şekilde eşleri arasında muamelede bulunabileceğine  değil,belki onları mağdur etmeden tazminatlarını vermek şartııyla boşanmak isteyenleri  boşayabilir,arzu etmeleri halinde yine onları tekrar talakı reci ile nikahı altına alabilecğine vurgu yapıyor.</p>
<p>(تفسير البغوي )  وقال ابن عباس : تطلق من تشاء منهن وتمسك من تشاء ) .<br />
 وحدثنا عبد الله بن محمد بن إسحاق قال : حدثنا الحسن بن أبي الربيع قال : أخبرنا عبد الرزاق عن معمر عن الزهري في قوله تعالى : ترجي من تشاء منهن قال : ( كان ذلك حين أنزل الله أن يخيرهن) )   (أحكام القرآن للجصاص )</p>
<p>Hem İbni Abbas’in rivayetini nakleden (Tefsirül Bağavi,) hem de (Ehkamül Kur’an lil Cessas)  isimli tefsirde yukarıdaki metinde 51.ayet aynen bu şekilde anlatılıyor.</p>
<p>Selam ve dua ile,Allah’a emanet olun!</p>
<p>WE ALEYKUM SELAM, ALLAH RAZI OLSUN!</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
	</channel>
</rss>
